ÖSS’ye çılgınlar gibi çalıştık, iyi kötü bir üniversiteye “kapağı attık”; şimdi sıra, üniversitenin olanaklarına göz atıp, hayal kurmaya başlamakta… Pek çok öğrenci, lisede genellikle monoton geçen öğrenim hayatından sonra, üniversitenin aktivite bolluğu arasında hangi yöne koşturacağını şaşırabiliyor. Ama önemli olan, ilgi duyduğumuz sosyal alanlara yönelmeye çalışırken aynı zamanda kendimize birtakım kariyer hedefleri de koymak…
Benim “IAESTE” kelimesini ilk defa duymam, lise yıllarımda geldiğim İstanbul gezisinde olmuştu. Gezinin amacı, üniversiteye giriş sınavı öncesi üniversiteleri gezerek motive olmak, imkanları hakkında bilgi almaktı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yapılan sunumların birinde “staj, Japonya, kulüp…” kelimelerinin dikkatimi çektiğini hayal meyal hatırlıyorum; sonradan bu okulda eğitimimi alıp, IAESTE’ye senelerimi vereceğimi hiç bilmeden dinlemiştim anlatılanları.
IAESTE (The International Association for the Exchange of Students for Technical Experience), Türkçe ismiyle “Milletlerarası Teknik Stajyer Öğrenci Mübadelesi Birliği”, 1948 yılında Londra’da kurulmuş ve merkezi Lüksemburg’da olan, kar amacı gütmeden ülkeler arası “stajyer öğrenci değişimi” gerçekleştiren köklü bir kuruluştur. IAESTE küresel ağında (www.iaeste.org ) toplam 86 ülke değişime katılmaktadır. Siyasi olmayan, bağımsız olan ve hiçbir ülkenin kurum ya da kuruluşuna bağlı olmadan çalışan; UNESCO, ECOSOC, UNIDO ve ILO gibi Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren kurumlarla ilişkilere sahip bir organizasyon olan IAESTE, Türkiye’de 1953 yılından beri faaliyet göstermektedir ve kurulduğu günden bu yana 10 000’den fazla Türk öğrencisine yurt dışında staj imkanı sağlamış, bir o kadar yabancı öğrencinin de ülkemizde ağırlanmasını sağlamıştır.
IAESTE Türkiye’nin merkezi, İstanbul Teknik Üniversitesi’ne bağlı Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yer almaktadır ve ülkemizde halen 36 üniversitede temsilciliği bulunmaktadır. Ülkemizdeki işleyişi, Türkiye Genel Sekreteri önderliğinde; akademik kurumlar, endüstriyel kuruluşlar ve öğrencilerin temsil edildiği bir ulusal komite desteğiyle gerçekleşmektedir.
Üniversitenin ikinci sınıfında okurken başlamıştı benim IAESTE ile olan maceram. Fakültedeki panolara asılmış olan duyurulardan tanışma toplantısı olduğunu görmüş ve katılmıştım. Her üniversitede birbirinden biraz farklı olduğunu sonradan öğrendiğim IAESTE yönetimi, İTÜ’de her fakültede bulunan öğrenci temsilciliklerinden ve bunların bağlı olduğu –yine öğrenciler tarafından yürütülen- yönetim kurulundan oluşuyordu. Yani IAESTE’ye ilk adımını atan biri, öncelikle “üye” olup, fakülte temsilcisine bağlı çalışıyor, fakülte temsilcisi ise yönetim kurulu ile ve öğrencilerin bağlı olduğu profesör ile paslaşarak işleri yürütüyordu.
İlk senemde, diğer tüm üyeler gibi ben de fakülte temsilcimizin (FT) bana verdiği birkaç şirket ile önce telefonda sonra da yüz yüze görüştüm, IAESTE programını tanıtarak bu organizasyon çerçevesinde gelecek bir yabancı öğrenci ile çalışmak isteyip istemediklerini sordum. Diğer fakültelerdeki tüm üye arkadaşlarım da aynı çalışmaları yapıyorlar, yoğun bir şekilde şirketlerle görüşerek staj yerleri toplamaya çalışıyorlardı. Bu çalışmanın, dünyanın 86 ülkesinde daha bizim gibi öğrenciler tarafından yapılıyor olduğunu bilmek ve o ülkelerden birinde staj yapabilecek olma hayalini kurmak en büyük motivasyonumuzdu. Bunun yanı sıra, şirketlerle görüşmelerimizde de pek çok şirketin üst düzey yetkilisi ile tanışıyorduk, hatta bazen bizden “okulu bitirince kendileriyle tekrar bağlantıya geçmemizi” isteyerek, üstü hafiften kapalı da olsa, iş teklifleri bile yapıyorlardı. IAESTE’nin faydasını, henüz staja gitmeye uzakken bile hissetmeye başlamıştım.
IAESTE, ağırlıklı olarak öğrencilerin çabalarıyla yürüyen bir organizasyon olduğu için, seçme yapılabilmesi amacıyla, birtakım koşulların da yerine getirilmesi gerekiyor tabii. Her yıl eylül ayında okulların açılması ile yeni üye alımına başlayan kulüp, kasım ayında da bir dil sınavı gerçekleştiriyor. Yurtdışında stajın en önemli koşullarından biri olan İngilizce düzeyi, bu sınav sonucunda belirleniyor. Bunun yanı sıra, staj için başvuracak olan öğrencinin en az 2.00 akademik not ortalamasına sahip olması bekleniyor. Dil sınavı ve not ortalamasının yanında bir diğer kriter de öğrencinin “kulüp içindeki aktivitesi”. Bunu ölçebilecek olan kişi ise İTÜ yönetim sisteminde her fakültedeki FT’ler olup bu FT üyenin haftalık yapılan toplantılara gelmesi, şirketlerle görüşmesi ve takibi, yapılan eğitimlere katılması gibi kriterlerle, adil bir şekilde fakülte içi puanlama yapmaktadır. Bir üyenin staja aday olabilmesi için dil sınavı, not ortalaması ve aktivite puanı yüzdeleri alınarak, sıralama yapılmaktadır. Tüm bunlar, bu şekilde anlatılırken kulağa biraz karışık gelse de aslında FT’lerin ve yönetim kurulunun yönlendirmeleri ve yardımları ile yurt dışında staja bir adım daha yaklaşmak oldukça kolay hale gelmektedir.
Diyelim ki; tüm kriterleri yerine getirdiniz, fakültede sıralamanız yapıldı, sıra geldi “Peki, nerede staj yapacağım?” sorusuna… Bunun için de, dönem boyunca diğer ülkelerde de aynı şekilde yürütülen çalışmalar sonucu şirketlerden toplanan staj yeri formları, “General Conference”ta (GC) ülkeler arası bire bir değişimler yapılarak paylaşılıyor. GC, her sene farklı bir ülkede ve her ülkeden 4-5 kişilik bir ekibin (toplamda 400-500 kişinin) katılımı ile gerçekleşen, IAESTE’nin yıl içinde boyunca yaptığı organizasyonlar arasında en büyüğüdür. GC’den sonra, değişim sonucunda ülkemizin payına düşen formlar Türkiye’ye getirilir, üniversite temsilcisi hocalar tarafından üniversitelere dağıtılır, daha sonra üniversite içinde fakültelere dağıtılır ve en son siz staj yapmayı dört gözle bekleyen öğrencilere, yapılmış olan puanlama sırasına göre seçtirilir. Puanınızın yüksek olması bu noktada en büyük avantajınızdır; çünkü fakültenize gelen staj formları arasından ilk seçimi yapma hakkına sahip olursunuz.
IAESTE’nin en büyük avantajlarından biri de, şirketlerde doldurulan staj yeri formlarının üzerinde, istenen öğrencinin ne gibi bir iş yapacağı, hangi dilleri konuşması gerektiği, hangi bilgisayar programlarını kullanması beklendiği vs. gibi detayların belirtilmesidir. Bu, hem öğrencinin kendisini nasıl koşulların beklediği konusunda fikre sahip olmasını ve seçimini buna göre yapmasını, hem de şirketlerin istedikleri kalitede öğrencileri stajyer olarak almasını sağlar. Böylece her iki tarafın da azami fayda sağlaması hedeflenir.
Tekrar benim hikayeme dönersek; üyelikte ilk yılımı tamamladıktan sonra, bana pek çok fayda sağladığını gördüğüm bu kulüpte daha fazla sorumluluk almaya karar verdim; fakülte temsilciliğine adaylığımı koydum ve seçildim. Böylece yönetim kuruluna da ilk adımımı atmış oluyordum. Artık her hafta fakültede toplantılar düzenleyerek üyelerime sorumluluklar veriyor, hem de yine haftada bir düzenlenen yönetim kurulu toplantılarına katılıyordum. Yoğun bir çalışma döneminin ardından, fakülte olarak görüştüğümüz şirketlerden 42 adet staj yeri toplamayı başarmıştık; İTÜ’de toplam 80-90 civarı staj yeri olduğunu hesaba katarsak, fakültemiz adına oldukça mutluluk verici bir başarıydı.
Fakülte temsilciliği yaptığım senenin sonunda, ben de staja gitmeye hak kazandım ve gelen staj yerleri arasından Macaristan’ı seçtim. 2 ay boyunca Budapeşte’de yaptığım staj bana mesleğimde teknik bir deneyim yaşatırken aynı zamanda dünyanın her ucundan insanlarla dostluklar kurmamı sağladı. IAESTE stajının özellikleri arasında şirketlerin stajyere de maaş verme zorunluluğu da olduğu için, mali açıdan da bir sıkıntı yaşamadım.
IAESTE’de her stajyer, gittiği ülkeye adım attığı andan itibaren kendini gerçekten çok güzel bir organizasyonun içinde bulur. Havaalanında karşılanırsınız, yurda yerleştirilirsiniz -önceden gelmiş olan veya sonradan gelecek olan stajyerlerle aynı yurttasınızdır zaten- , ilk gün iş yerinize götürülürsünüz, her akşam dışarı çıkılır, partilere gidilir, her hafta sonu programınız vardır, yakın şehirlere hatta yakın ülkelere geziler düzenlenir… Uluslararası bu ortama bir girdiğiniz zaman, bir daha çıkmak istemezsiniz zaten. İşte bu yüzden, ben de stajdan döndükten sonra IAESTE çalışmalarımı bırakmadım, yönetim kurulunda devam ederek 2008-2009 döneminde sekreter oldum. Bu dönem, IAESTE-İTÜ ve IAESTE-Türkiye tarihi açısından çok verimli ve öncekilerden çok farklı bir sene oldu. Yaptığımız yenilik ve çalışmalarla ülkemizin uluslararası alanda adını bir adım daha ileriye taşımaya çalıştık. Bunda en büyük pay, yönetim kurulu başkanımız ve başkan yardımcımızdaydı ama tabii ki canla başla çalışan fakülte temsilcilerimiz ve üyelerimiz olmadan hiçbir şey başaramazdık. Bu başarılara verilebilecek en güzel örnek Mart ayında gerçekleştirdiğimiz GTG (Get toGether) organizasyonu idi. GTG, IAESTE bünyesinde, yılın her hangi bir ayında, gönüllü olan herhangi bir ülkede yapılabilen bir “kaynaşma” organizasyonudur. Biz de 4 gün boyunca İstanbul’da, dünyanın her yerinden gelen 80 yabancı öğrenciyi en iyi şekilde ağırladık, gezdirdik, kültürümüzü tanıttık. Hepsi de gülümseyen yüzlerle, çok memnun bir şekilde ayrıldılar ülkemizden…
IAESTE, aslında anlatmakla bitiremeyeceğim bir derya… Staj dışında, IAESTE olarak düzenlediğimiz ulusal ve uluslararası organizasyonlardan bazıları şu şekilde:
- UK (Ulusal öğrenci Konferansı, 2008-09 döneminde ilk kez başlatılmış olup Türkiye genelindeki IAESTE öğrencilerini bir araya getiren paylaşım ortamıdır.)
- JUMP (Join Us to Motivate People, her sene farklı bir ülkede gerçekleştirilen, 2007 yılında İstanbul’da çok başarılı bir organizasyonla gerçekleştirdiğimiz, eğitimler de içeren program.)
- IAESTE-Day (Her yıl ekim ayının 3. perşembe gün dünya çapında günü kutlanan “IAESTE Günü”)
- GTG (Get toGether, 2005 yılında da İstanbul’da yapılmıştı.)
- Twinning (İki ülke arasında yapılan anlaşma sonucu karşılıklı yapılan 3-4 günlük değişim-gezi programı)
- CEC (Central European Convention)
- SID (Seminar on IAESTE Development)
- Summer Reception (Ülkenize gelen stajyerlerin yazın ağırlanması, gezdirilmesi, onlara yardımcı olunması gibi konuları içeren organizasyon. 2009 yaz aylarında İstanbul’daki IAESTE üyesi üniversitelerin ortak çalışması ile gerçekleştirilmiştir.)
- Eğitimler, geziler, partiler…
Daha fazla bilgi için: www.iaeste.org