Merhaba
sevgili BilişimDergi okurları. Bu ay, sizler için yine birbirinden güzel
yazılar yazmaya çalıştık ve sizlerin beğenisine sunduk. Umarım beğenirsiniz.
Mayıs
ayına geçtik artık, ilkbahardayız… Çiçekler açtı, havalar ısındı… Tam aşık olma
mevsimi. :) Çıkıp gezmek, şöyle sahilde bir tur atmak geliyor insanın içinden…
Eee tamam, belli bir saate kadar yaptık bunu, ya sonra? İnsan yoruluyor tabii
ki. :) Eve geldiğinizde de günlük hayatta yaptığınız aktivitelere devam etmeye
ne dersiniz? Hem de arkadaşlarınızla… Hem de yerinizden kıpırdamadan… Hem de oturduğunuz
yerden, bir iki tıklamayla…
Bu ay
sizleri bir Türk yapımı olan, gurur kaynağımız, Yoğurtistan ile tanıştıracağım.
Önce Yoğurt firmasına bir göz atalım
Geçtiğimiz
aylarda İstanbul Üniversitesi’nde İÜBK’nin düzenlemiş olduğu TOYS (Türkiye’de
oyun sektörü) seminerlerinde konuğumuz olan Yoğurt firmasının ilginç ama güzel
bir hikâyesi var. Kendilerinden dinlediğim kadarıyla “Yoğurt” isminin nereden
geldiğini anlatmak istiyorum sizlere.
Nereden çıktı bu “Yoğurt”?
Biliyorsunuz
ki, dilimizde pek çok yabancı kelime var. Bazen sadece okunuşunu, bazen
yazılışını, bazen de hem okunuşunu hem yazılışını aldığımız kelimeler… Peki,
bizim diğer ülkelere aktardığımız kelime(ler) var mı?
Yoğurt
(Yogurt) bunlardan bir tanesi işte. :) Hangi ülkeye giderseniz gidin, “yoğurt”
kelimesi var ve bildiğimiz yoğurt anlamında çoğu yerde.
Hep
biz almışız diğer ülkelerden ve kullanmışı ama “yoğurt” öyle olmamış. İşte bu
yüzden firmanın adı Yoğurt. “Biz almayalım, üretelim, onlar bizden alsın”
diyerek çıkmışlar yola. Nitekim öyle de olmuş…
Kendi
Web sitelerinde başka sebepten daha “Yoğurt” ismini benimsediklerini anlatmışlar:
Yoğurt biliyorsunuz ki, mayalanıp çoğalabilen bir yiyecek. Çarşıdan aldım bir
tane, eve geldim bin tane olayı yaparak yoğurdunuzu çoğaltabilirsiniz. :) Tabii,
bunun için koşulları da sağlamanız gerekmektedir. İşte Yoğurt Teknoloji de
diyor ki: Teknoloji de böyledir. Bir tane teknoloji ürettiyseniz, bin taneye
kadar yolu vardır. İşte bu da Yoğurt
Teknoloji’nin hedefleri arasında...
Daha önce neler yaptı ve şu anda neler yapıyor peki
“Yoğurt”?
Türkiye’nin
bence en büyük yazılım şirketlerinden biri olan Yoğurt Teknoloji’nin
yaptıklarını anlatmadan geçemeyeceğim sevgili okurlar. Coca-Cola, Hazır Kart
gibi firmaların sitelerini yapmışlığı var bu firmanın. Bunun yanında “Pusu”
oyununu belki duymuşsunuzdur. Türk yazılımcıların bir araya gelip 3D bir oyun
yapmaya çalışmasının hikayesidir bu oyun. Bu aksiyon oyununun yapımında iki
büyük firma vardır. Biri 3TEGames, (Infosfer) diğeri de bahsi geçen firmamız;
Yoğurt Teknolojileri. Türkiye’nin oyun sektöründeki en büyük adımlarından biri
olmuştu 2005 yılında piyasaya sürülen Pusu. Bunun yanında Eti Yami Mekanik
İstila oyunu vardı, belki hatırlayanlarınız vardır. Sizce oyunun yapımcısı kim?
Tabii ki Yoğurt Teknolojileri. :)
Yoğurt
Teknolojileri, şimdilerdeyse Flash dünyasının en büyük adımlarından birini atmış
bulunmakta.
Huzurlarınızda yazımın asıl konusu: Dünyanın ilk Flash
tabanlı 3 boyutlu sanal dünyası, Yoğurtistan!
Second
Life oyununu duyanınız var mı acaba? Özetlemek gerekirse bu oyunu: Sanal bir
karakter düşünün, tamamen sizi temsil eden. Bu karakterle yeni arkadaşlıklar,
dostluklar edinebileceğiniz bir dünya hayal edin. Çalışıp para kazanmanız
gereken, aynı zamanda da eğlenebileceğiniz bir dünya... Yani aslında oyunun
Türkçe adı gibi, ikinci bir yaşam... Günlük yaşantınızda yaptığınız aktivitelerin
bir çoğunu sanal dünyada yapmak.
Yoğurtistan
da bu tarz bir oyun. (ama aslında farklı) Tamamen size ait bir karakteriniz
-hatta güncel adıyla, avatarınız- var ve bu karakter sanal dünyada sizin
tarafınızdan geliştirilmeyi bekliyor. Bu karakter aslında yabancı biri değil. Akrabanız
ya da aileniz gibi de değil. O direkt sizsiniz, sanal dünyadaki temsilciniz.
Onunla yeni arkadaşlıklar, dostluklar kurabilirsiniz. Eski dostlarınızla, uzak
olan tanıdıklarınızla yan yanaymışçasına eğlenebilir, eski dostluklarınızı
tazeleyebilirsiniz.
Oyunda,
bu tarz sosyal aktiviteler dışında iş hayatına da geçiş yapabiliyorsunuz.
Çeşitli dükkanlar açarak, işleterek oyundaki adıyla “kayme” kazanabiliyor,
çeşitli alışverişler yapabiliyorsunuz. Bu alışverişler, tabii sadece sanal
olarak değil. Gerçek dünyada da kullanabileceğiniz eşyalar satın
alabiliyorsunuz.
Bu
çeşitli dükkanlar, mağazalar arasında bizlerin adını çok iyi bildiğimiz
firmalar da var ve gelmeye devam edecek. Büyük kıyafet mağazaları, sinemalar,
yemek yerleri. Bunlardan da alışveriş yapma imkanınız var. Mesela; sinema biletinizi
Yoğurtistan’dan alarak gerçek yaşantınızda gidip keyifle seyredebilirsiniz.
İşte
burada, bu oyunu diğer MMO oyunlardan ayıran bir özellik geliyor. Bir MMO oyunu
açarsınız, oynarsınız oynarsınız oynarsınız... Gerçek dünyadaki yaşamınızı bile
unutabilirsiniz. Yoğurtistan’da bu mümkün değil çünkü bu oyun sizin ikinci bir
yaşantınız olmaya çalışmıyor. Şu anki yaşamakta olduğunuz yaşamı destekliyor,
pekiştiriyor, tamamlıyor. Eve geldiğinizde sıcacık Nescafe’nizi yudumlarken
yaşamanıza devam etme olanağı sağlıyor.
Birkaç teknik özellikten bahsedersek:
Yoğurt
Teknoloji’nin geliştirmiş olduğu Yogurt 3D Oyun Motoru ile çalışıyor oyunumuz.
Yogurt 3D Oyun Motoru herhangi bir eklenti yüklemenize gerek kalmadan
çalışıyor. Bilgisayarınızda Adobe Flash Player yüklü olması yeter (ki hangi
bilgisayarda yok artık?)
İlginçtir
ki bu Yoğurt3D Oyun Motoru ücretsiz olarak dağıtılıyor. OpenGL programlayabilen
ya da API bilgisi olan bir oyun geliştirici bu oyun motoruyla kolayca oyun
üretebilir.
Nasıl oynayabiliriz bu oyunu?
Yogurtistan
bir Facebook uygulaması. apps.facebook.com/yogurtistan
adresi üzerinden oyuna ulaşabilirsiniz ama şu an oyun maalesef Private-Beta.
Oyuna giriş yapmak için “davet kodu”na ihtiyacınız var.
Son Sözler...
Oyunun
tam sürümünün çıkmasını dört gözle bekleyen biri olarak diyebilirim ki; biz
Türkler de yabana atılacak cinsten değiliz. Bazen çok büyük işler yapıyoruz ama
biz bile fark edemiyoruz...
Sevgili
BilişimDergi okurları, önümüzdeki ay tekrar görüşmek üzere. MMO ile kalın ama online da olmayı unutmayın. ;)