Mayıs 2009 | Sayı : 2
      Sanal Kozalar Mayıs 2009 | Sayı : 2

Fantastik bir filmden bir sahne hayal edelim. Kahramanımız dünyayı kurtarmalıdır fakat talihsiz bir deney kazası sonucu ortaya çıkan ya da zaten var olan ama yeni fark ettiği insanüstü yeteneklerini kontrol etmekte zorlanmaktadır. Bu nedenle, her filmde bulunan o teknoloji dahisi arkadaşının yarattığı simülasyon odasına girer ve birden ortaya çıkan sanal yaratıklarla dövüşerek kendini eğitmeye başlar…

Teknoloji en az bu oda kadar fantastik olan “Sanal Koza” ile karşımızda.

Sanal realite icatlarının bir gün bizleri, gelmiş geçmiş her çağda sanal turistler olarak gezdireceği beklentisi, çok gerçekçi olmasa da hiçbir zaman yok olmadı. Her ne kadar bu icatlar henüz beş duyumuzu birden gerçeğe en yakın şekilde eş zamanlı olarak çalıştıramasa da, EPSRC’nin (Engineering and Physical Sciences Research Council) katkılarıyla İngiliz York ve Warwick üniversitelerinden bilim adamları sanal buluşları bu alanda geliştirmek üzere ihtiyaç duydukları uzman bilgilerini “Towards Real Virtuality” adlı bir projeyle sağlamayı umuyor. “Real Virtuality” (Gerçeğe en yakın sanallık ya da gerçek sanallık da diyebiliriz sanırım)  kalıbını ise proje ekibinin; beş duyunun, kullanıcıyı tamamen gerçek bir etki ile – neredeyse kullanıcının o anın gerçek olup olmadığını anlayamayacağı kadar - çevrelemesi için üzerinde çalıştıkları yollara dikkat çekmek amacıyla icat ettiği bir kavram olarak açıklayabiliriz.

İşte bu alanda üzerinde çalışılan en önemli projelerden biri sanal kozalar. Koza kulağa biraz garip gelse de aslında makineyi tam anlamıyla yansıtan bir kelime. Çünkü kozayı kullanmaya başladığınız anda dış dünya ile bağlantınız kesiliyor.

Peki bu alet nelerden meydana geliyor?

Sanal koza, bir başlık hatta daha çok bir kask görünümünde ve kablosuz bağlantı sistemine sahip. Bu sistem sayesinde dünyanın herhangi bir yerinden kendi için gerekli olan veriye sahip olmak amacıyla internet ya da bilgisayar bağlantısı kuruyor. Koza aynı zamanda günümüz buluşlarına oranla bir görüntünün rengini, 10 kat daha fazla koyulaştıran veya 30 kat daha fazla açan yüksek çözünürlüklü ve dinamik bir ekrana sahip. Kimyasal “kokular bileşimi” içeren bir tür kutuyla bağlantıda olan tüpler sayesinde de kullanıcının burnunun altından o anki duruma uygun koku salgılanıyor. Sıcaklık ve nem, ısıtıcı ve fanla sağlanırken; kozayı saran hoparlörler de ortama uygun olan sesleri sağlıyor. Kozada bulunan ve aslında kilit noktası görevi yapan bir başka parça da tüm bu duyuların birbirleriyle gerçek hayattaki gibi senkronize şekilde çalışmasını düzenliyor.

 York ve Warwick ekipleri, türevleri arasında gerçeğe en yakın hissettirebilecek olan sanal kozayı geliştirmek için şimdilerde Bradford, Brighton ve Bangor üniversitelerinden çeşitli uzmanlarla işbirliği yapmayı amaçlıyor. Bilimsel araştırmalarda yardım almak gerçekten hızlı ve büyük adımlar atılması adına önemli olsa gerek ki York Üniversitesinde bu girişimin önderi olan Profesör David Howard: “Sanal gerçekliği sağlamak amacıyla geliştirilen araçların çoğu bir ya da iki hissin –genelde görme ve işitme duyuları olmak üzere- üzerine kuruluydu. Dünya üzerinde bizim yapmayı planladığımız şey hakkında çalışan başka bir araştırma ekibi olduğunu da bilmiyorduk. Ama koza tarafından kişiye sağlanan koku duyusu, Warwick Üniversitesinden Alan Chalmers ve ekibinin öncüsü olduğu, önceden belirlenecek kokuları ne zaman istenirse ya da gerekli olursa sağlayan yeni bir elektronik teknikle oluşturuldu. Koku ve tat verme teknikleri hemen hemen benzer ve ilişkili fakat biz kullanıcının dil altıyla bağlantısı olan olan yeni bir tat verme mekanizması sağlamayı düşünüyoruz.” açıklamasında bulunuyor.

Sanal kozalar kullanıcılarını, kanepelerindeyken Kenya’nın Masai Mara’sına gitmek, çok yüksek bir dağın zirvesinde bulunan çiçeklerin eşsiz kokularıyla huzur bulmak ya da Karayipler güneşinin sıcaklığını tenlerinde hissetmek gibi gerçek yaşam deneyimleriyle buluşturmaya olanak tanıyor ve bununla beraber kullanıcılarının dünyanın herhangi bir yerinde bulunan arkadaş ya da aileleriyle aynı odadaymışçasına buluşmalarını sağlıyor.

Kaskın, toplumda sadece okuldaki tarih ya da ona benzer dersler için değil askerlerin, polislerin, sağlık sektörü çalışanlarının ya da itfaiyecilerin eğitimi için de oldukça yararlı olacağı düşünülüyor.

Kozayla birlikte, o anda olduğumuz yerden dünyanın diğer ucundaki başka bir yerin o anına gitmenin de mümkün olabileceği biliniyor. Mesela safaride bulunan bir araca monte edilen ve o anda safarideki görüntüleri, kokuları, sesleri ve hatta sıcaklığı kaydeden aynı zamanda da internet bağlantısı kurabilen bir cihazdan tüm bu kayıtlar, dünyanın diğer ucundaki bir sanal kozaya aktarılabiliyor ve böylece yatağınızda uzanıyorken gerçek bir safari gezisi yapabiliyorsunuz. Ayrıca kaskın, bilgisayar oyunu meraklıları – özellikle de Second Life gibi roleplay oyun tutkunları-  arasında da fazlasıyla popüler olacağı da bir gerçek.

 Kozanın bir tanıtım modeli, EPSRC’nin bir etkinliği olan ve 4 Mart’ta düzenlenen Pioneers09 fuarında gösterildi. Çalışmaların beş yıl içerisinde bütünüyle tamamlanacağı tahmin ediliyor. Çalışma ekibinin bir diğer amacı ise kozanın türevlerine oranla daha rahat, hafif ve daha az pahalı olması. Başlangıç için verilen tahmini fiyat ise £1,500.

Ama farklı bir açıdan bakarsak; insanları gerçek dünyadan koparıp sanal ortamlara gönderen teknolojiler ortaya çıktığından beri, sağlık ve güvenlik başta olmak üzere diğer etik kurallar etrafında dönen önemli tartışmalar söz konusu oluyor. Kozanın tamamlanmasıyla beraber bu tartışmalar daha da alevlenecek gibi görünüyor ve bilim adamları bunun olmaması için çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürüyor.

Görünen o ki; fantastik-bilimkurgu filmlerinin yüksek teknolojik icatları gerçek hayatta da yerlerini almaya başladı. Şu an için bize kalansa “Acaba sırada ne var?” sorusu ve sorunun cevabını hayal etmek gibi gözüküyor.

 

Kaynaklar:

  • PhysOrg.com
  • http://www.technovelgy.com/ct/Science-Fiction-News.asp?NewsNum=2168
      Neslişah ÇELİK
İ.Ü. Bilgisayar Mühendisliği 1. Sınıf
- Mayıs 2009 -
Editörden... | Muhammed CÜCE Bilgisayarlar ve Biz | Ilir ÇOLLAKU Bulanık Mantık | Sümeyra HAŞLAMAN C ile Hafıza Yönetimi | Mustafa Burak AMASYALI Sanal Kozalar | Neslişah ÇELİK Welcome to the Human Network | Ömer GENÇAY Neyi Nasıl Kullanıyoruz? | Erman TEPE PHP Dilinin Olmazsa Olmazları | Soner GÖNÜL HTML Tagları ve İncelikleri | Muhammed CÜCE Robotlarda Hareket Algoritmaları | Burhan ARAS Süper Bilgisayarlar | Ilgın UĞUR PGP ile E-mail, Dosya veya HDD Şifreleme | Şeyma İZMİR - Okan SÜRÜCÜ - Feyza ŞAHBUDAK
« önceki sayfa - 4 - sonraki sayfa »

Ana Sayfa | Künye | Dergimiz | | İletişim
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.