Merhaba sevgili okurlar.
Kış, soğuğuyla, yüzünü bir güzel gösteriyor değil mi? :) Bu havalarda oyun oynamak ayrı bir keyif veriyor doğrusu…
Sizler için bu ay çok konuşulan bir film olan Avatar’ın oyununu inceledim. Çeşitli konsollar ve PC için çıkmış olan James Cameron’s Avatar oyunun PSP versiyonunu anlatmak istiyorum.
Oyunumuzu Ubisoft amcalarımız yapmış, bize de oynamak düşer…
Ubisoft Entertainment firmasını bilmeyen yoktur artık sanıyorum. Özellikle Prince of Persia, Splinter Cell, Assasins Creed, vs. gibi devasa oyunlar ile ismini sık sık duyduğumuz bir firma… Aslında saymadığım oyunlar arasında öyle büyük oyunlar var ki… Buraya hepsini yazarsam sanırım klavyem bozulur! :)
Oyun Kapağı
Oyunumuzu satın alırken elbette ki kutusuna bakıyoruz. James Cameron’s Avatar oyununun kapağının tasarımı film afişinin tasarımından epey farklı, e öyle de olmalı…
İnsan ürünü olan pek çok makineye karşı duran bir Avatar ile süslemişler kapağı. Arkasında koruduğu doğanın ona nasıl güç verdiğini sırf bu tasarımdan anlayabiliyoruz. Yapanın ellerine sağlık…
Menü ve giriş
PSP’mizden James Cameron’s Avatar oyununu seçtiğimizde hemen ekranda Ubisoft ve çeşitli firmaların isimlerini görüyoruz. Ek olarak filmlerde sık sık gördüğümüz “20th Century Fox“un
geleneksel reklamını görüyoruz. Ardından bir iki firma ismi daha…
“Start”a basıp asıl menüye geldiğimizde ise bizi “Pandora” gezegeni önündeki Load, New Profile, Delete seçenekleri çıkıyor.
İlk seçenekten sonra gezegenimizden oynamak istediğimiz bölümü seçip oyuna giriş yapmış oluyoruz.
Fon müziği de eklenince başarılı bir menü olmuş diyebilirim.
Grafikler
PSP sonuçta bir el konsolu… Çok muazzam grafikler beklememek lazım. Ama bu oyunun grafikleri sanki PSP’nin kaldırabileceği grafiklerin çok altında. Pek o konuda beni tatmin etmedi. Böylesine görsellik katılmış bir filmin oyununun böyle grafiklere sahip olması beni hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Çevrede filmde görmüş olduğumuz pek çok şey mevcut. Özellikle dokundukça yok olan bitkileri görmek hoş.
Dövüş kısmı ama kesinlikle rezalet olmuş! Karşınızdaki insan ile olan yakın mücadelede her darbenizde adam resmen çökertme oynuyor.
Kontrol
Oyun kontrolü hiç zor değil, hatta kolay bile denebilir. Daha önce PS2, PS3, PSP vs. kullanmış olan biri için kontroller çocuk oyuncağı gibi gelecektir. Okla saldırmak istediğinizde otomatik nişan alma bile mevcut. Kamera açıları da sizi hiç rahatsız etmiyor. Önünüzü veya düşmanı rahat görebilmek için çeşitli tuşlar mevcut.
Ek olarak, düşmanınıza çok yaklaştığınızda ekranda beliren “O” tuşuna bastıktan sonra Avatar’ımız birden havalanıyor ve ekranda yeniden bir tuş çıkıyor. Ona zamanında bastığınızda düşman yok edilmiş oluyor. Bu da oyuna renk veren güzel bir özellik olmuş.
Sesler
James Cameron’s Avatar oyununda biraz olsun yüzümü güldürmüş olan sesleri duyunca grafik
hayal kırıklığı durumunu affettim. Menü sesi, oyun içi sesler güzel olmuş. Savaş kısmında gelen heyecan verici müzik sizi gaza getirmeye yetiyor.
Genel olarak
Oyun için ne kötü ne de iyi diyebilirim. Orta seviye bir oyun olmuş. Belki de filminden dolayı fazla şeyler bekliyorduk bu oyun için ama beklentilerimizi karşılayamadı…
Oynanır mı? Evet oynanır. Grafiklerinin kötülüğüne rağmen eğlenceli bir oyun. Bazen pata küte dalmanız, bazen de strateji kurmanız gerekiyor. Daha çok sessiz sakin ilerle, düşmanına sinsice yaklaş ve yok et mantığı mevcut.
Hikâyesi filme benzer olsa da bire bir aynı değil, farklılıklar mevcut. Oyuna direkt Avatar’ınızla başlıyorsunuz.
Son sözler
Ubisoft amcalarımızın affına sığınarak söylüyorum ki bu oyun bende gerekli heyecanı yaratmadı…
Ek olarak filme de değinmek isterim: Ey Avatar! İyi dedin, hoş dedin. Teknoloji doğayı yok ediyor, kötüdür dedin ama orada dur iki dakika… Ekmek parama laf ettirmem! :P
Siz bakmayın Avatar’a. Teknoloji kandır, candır. :) Önümüzdeki ay görüşmek üzere sevgili okurlar… Teknolojiyle kalın…