Her şey Bulutun İçinde Nisan 2010 | Sayı : 13
 Sabah uyandınız ve pencereyi açtığınızda havanın bulutlu olduğuna hiç üzülmediniz, aksine merakla bulutlara bakmaktasınız. Karşı apartmandaki birkaç kişinin daha bulutlara baktığını gördünüz. Uzun zamandır haber alamadığınız bir arkadaşınızı görecek olmanın heyecanı var içinizde. Buluttan bir parça avuçlayıp dizüstü bilgisayaranıza koydunuz. Arkadaşınızı karşınızda gördüğünüzde gülümsemeniz arttı. Tabii ki, burada bahsedilen bulut kavramı tamamen mecazi ama gelişmekte olan teknolojinin hızına bakılırsa insan hayallerindeki imkansızlara yaklaştığını hissediyor.

Son zamanlarda bilişim dünyasını kasıp kavuran en çarpıcı gelişmelerden birisi Bulut Bilişim.
Hayatımızın vazgeçilmezi olan İnternet, çevrimiçi olduğumuz her an, yazılım yüklememize gerek kalmadan istediğimiz her türlü hizmeti ağ tabanlı çalışan uygulamalar sayesinde ayağımıza kadar getiriyor. Ekran kartınız yeterli olmadığı için bir kenarda unuttuğunuz oyunlarını çıkarmanın tam zamanıdır çünkü bu yeni teknoloji size en verimli yoldan var olan imkanlarınızı nasıl kullanacağınızı gösteriyor. Sürekli canınızı sıkan güncellemeler ise tarihe karışıyor, tüm güncellemeler siz hissetmeden bulutlar tarafından kolayca yapılıyor. Dünyanın parasını harcayıp veri depolamadan kaynaklanan sorunlarınızı hala çözemiyorsanız verilerinizi buluta saklama fırsatını kesinlikle gözden geçirin. Böylece hem maddi sıkıntıdan, hem de bilgisayarı yanınızda taşıma zahmetinden kurtulmuş olacaksınız. Nereye giderseniz gidin, bu verilerinize İnternet bağlantısı olan herhangi bir bilgisayardan kolaylıkla ulaşabileceksiniz. Ev kullanıcısı haricinde iş dünyasını düşünecek olursak, devasa boyutta verilerini saklamak için kullandıkları sunuculara elveda diyebilecekler.nı düşünecek olursak, devasa boyutta verilerini saklamak için kullandıkları sunuculara elveda diyebilecekler.

 Bulut bilişim her geçen gün bulut odaklı işleyen yazılım, ağ hizmetleri ve çeşitli hizmetler üretmeye yönelik çalışmalar ve araştırmalar yapmaya devam ediyor. Her sektör bu gelişmeleri merakla izliyor, özellikle büyük şirketler bulut bilişim altyapılarının geliştirilmesini bekliyor.

Bu olumlu gelişmelerin sıkıntıları
da beraberinde getirmesi çok olası. Ancak korkuyu arka planda tutmak zorundayız. Bir anda umutla baktığımız bulutların kararması, yağmur yağması ihtimaline karşı hep tetikte olmamız gerekiyor çünkü bulut bilişim, eğer ağ bağlantınız yok ise kapılarını size kapatıyor. Bilgileriniz tabii ki kaybolmuyor ama daha da kötüsü geçtiğimiz yıllarda doğu Akdeniz ve Süveyş Kanalından geçen dört fiberoptik kablodan üçü yer sarsıntısı nedeniyle zarar görünce Avrupa, Ortadoğu ve Asya arasındaki İnternet ve telefon haberleşmesi kesintiye uğradı. Bu ve bunun gibi felaketler olması ihtimali karşısında tedbiri elden bırakmamak en iyisi.

Bu işin ayrıca mülkiyet kısmı
da var, yüklediğimiz verilerin telif haklarına ilişkin muhtemel uyarıları dikkate almamız gerekli. Bunun yanında Microsoft'a göre bulut yeterince güven verici. Zaten yıllardır çevrimiçi posta hizmetlerinden vb. uygulamalardan milyonlarca kişi faydalanıyor. GSM şirketlerinin telefon haberleşmesi ve İnternet kayıtlarını saklaması zorunluluğu AB tarafından 2005 yılında getirildi. Buna göre 2 yıl boyunca kayıtlar saklanacak, gerektiği durumda emniyet güçlerinin hizmetine sunulacak. Şu bir gerçek ki, verileriniz pek de güvende değil, en azından yasa dışı bir olaya karışmadığınız sürece.


Gelelim şifrelere… Verilerimizin güvenliği en önemli gereksinimimiz. Kişisel bilgisayarımıza dahi bugün şifre koyuyoruz. Bulut bilişim uygulamalarından faydalanırken şifreleme çok kritik bir süreç. Tek aşamalı şifreleme yeterli güvenliği çoğu zaman sağlamayacaktır. Örneğin; iki aşamalı onay sistemi olabilir ya da her defasında hizmeti kullanacağımız anda talep ettiğimiz yeni bir şifre telefonumuza kısa mesaj olarak gönderilebilir.

Bulut bilişime yapacağınız ödemeler konusuna gelince
; kullanacağınız ürüne ve kullanım süresine göre değişiyor. Facebook ve e-posta tarzı sitelerin kullanımı ücretsiz. Öte yandan herhangi bir yazılım almanız da mümkün. Eğer şirket sahibiyseniz ve çalışanlarınız çeşitli yazılımlara gereksinim duyuyorsa bunun için lisanslı ürün almanız gerekir. Örneğin; Google, işletmelere Goggle Apps ürünlerini yılda 50 dolar karşılığında kullanım imkanı sunuyor.

Bu akımın en önde giden geliştiricilerinden biri
Google. Yakın zamanda Chrome OS işletim sistemini piyasaya sürdü. Sunduğu hizmetlere bakılınca Microsoft Windows'a yerine aday gibi görünüyor. İsteyen herkesin üzerinde uygulama geliştirebileceği açık bir sistem niteliği taşıyor. Bulut bilişimin özelliklerini kapsıyor, masaüstü uygulamaları, yazılımlar, güncellemeler tarihe karışıyor bu yeni işletim sistemiyle birlikte. Bu sistemde oluşturduğunuz her türlü belgeniz Google sunucularında saklanıyor, benzer şekilde e-postalarınızın saklandığı gibi. Böylece verilerinize bilgisayar bağımlı olmadan erişebiliyorsunuz.

Bulut bilişim kuşkusuz ki büyük gelişmeler vaat ediyor. Şimdiden heryeri kaplayan bulutların hayalini kurabiliyorum. Siz de kayıtsız kalmayın ve pencerelerinizden içeri bulutların girmesine izin verin...

      Sümeyra HAŞLAMAN
İ.Ü. Bilgisayar Mühendisliği 3. Sınıf
- Nisan 2010 -
Editörden... | Ercan ZENGİN Olay Ufku Nedir? | Özge ATASEVEN Sensör Ağların Kullanım Alanları | Halil DALMAZ Flash Bellek Teknolojisi | Serkan AKDEMİR Her şey Bulutun İçinde | Sümeyra HAŞLAMAN Oyun Tanıtımı | Mustafa ÇUHA Artık Online Oyunlar Moda | Erman TEPE Aldatma Sanatı | Ünal KAN En İyi Süper Bilgisayarlar | Oğuz BIYIK Veri Tabanı Dünyasına İlk Adım | Merve YILDIZ Corei3 ve Corei5 | Abdullah YILDIZ Farabi:Yurtiçi Değişim Programı | Muhammed CÜCE
« önceki sayfa - 4 - sonraki sayfa »

ana sayfa | arşiv | dergimiz | künye | iletişim | yazarlar için...
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.