Sabah
uyandınız ve pencereyi açtığınızda havanın bulutlu olduğuna hiç üzülmediniz, aksine
merakla bulutlara bakmaktasınız. Karşı apartmandaki birkaç kişinin daha bulutlara
baktığını gördünüz. Uzun zamandır haber alamadığınız bir arkadaşınızı
görecek olmanın heyecanı var içinizde. Buluttan bir parça avuçlayıp dizüstü
bilgisayaranıza koydunuz. Arkadaşınızı karşınızda gördüğünüzde gülümsemeniz
arttı. Tabii ki, burada bahsedilen bulut kavramı tamamen mecazi ama
gelişmekte olan teknolojinin hızına bakılırsa insan hayallerindeki imkansızlara
yaklaştığını hissediyor.
Son zamanlarda bilişim dünyasını kasıp kavuran en çarpıcı gelişmelerden birisi
Bulut Bilişim. Hayatımızın vazgeçilmezi olan İnternet,
çevrimiçi olduğumuz her an, yazılım yüklememize gerek kalmadan istediğimiz her
türlü hizmeti ağ tabanlı çalışan uygulamalar sayesinde ayağımıza kadar
getiriyor. Ekran kartınız yeterli olmadığı için bir kenarda
unuttuğunuz oyunlarınızı çıkarmanın tam zamanıdır çünkü bu
yeni teknoloji size en verimli yoldan var olan imkanlarınızı nasıl kullanacağınızı gösteriyor. Sürekli
canınızı sıkan güncellemeler ise tarihe karışıyor, tüm
güncellemeler siz hissetmeden bulutlar tarafından kolayca yapılıyor. Dünyanın
parasını harcayıp veri depolamadan kaynaklanan sorunlarınızı hala çözemiyorsanız
verilerinizi buluta saklama fırsatını kesinlikle gözden geçirin. Böylece
hem maddi sıkıntıdan, hem de bilgisayarı yanınızda taşıma zahmetinden kurtulmuş
olacaksınız. Nereye giderseniz gidin, bu verilerinize İnternet bağlantısı olan herhangi bir bilgisayardan
kolaylıkla ulaşabileceksiniz. Ev kullanıcısı haricinde iş dünyasını düşünecek
olursak, devasa boyutta verilerini saklamak için kullandıkları
sunuculara elveda diyebilecekler.nı düşünecek olursak, devasa
boyutta verilerini saklamak için kullandıkları sunuculara elveda
diyebilecekler.
Bulut
bilişim her geçen gün bulut odaklı işleyen yazılım, ağ
hizmetleri ve çeşitli hizmetler üretmeye yönelik çalışmalar ve araştırmalar
yapmaya devam ediyor. Her sektör bu gelişmeleri merakla izliyor, özellikle
büyük şirketler bulut bilişim altyapılarının geliştirilmesini bekliyor.
Bu olumlu gelişmelerin sıkıntıları da beraberinde getirmesi çok olası. Ancak
korkuyu arka planda tutmak zorundayız. Bir anda umutla baktığımız bulutların kararması, yağmur
yağması ihtimaline karşı hep tetikte olmamız gerekiyor çünkü
bulut bilişim, eğer ağ bağlantınız yok ise kapılarını size
kapatıyor. Bilgileriniz tabii ki kaybolmuyor ama daha da kötüsü geçtiğimiz yıllarda
doğu Akdeniz ve Süveyş Kanalı’ndan geçen dört fiberoptik kablodan üçü yer sarsıntısı
nedeniyle zarar görünce Avrupa, Ortadoğu ve Asya arasındaki İnternet
ve telefon haberleşmesi kesintiye uğradı. Bu ve bunun gibi felaketler olması ihtimali karşısında
tedbiri elden bırakmamak en iyisi.
Bu işin ayrıca mülkiyet kısmı da var, yüklediğimiz verilerin telif haklarına ilişkin
muhtemel uyarıları dikkate almamız gerekli. Bunun
yanında Microsoft'a göre bulut yeterince güven verici. Zaten
yıllardır çevrimiçi posta hizmetlerinden vb. uygulamalardan milyonlarca kişi faydalanıyor. GSM
şirketlerinin telefon haberleşmesi ve İnternet kayıtlarını saklaması zorunluluğu AB
tarafından 2005 yılında getirildi. Buna göre 2 yıl boyunca kayıtlar saklanacak, gerektiği
durumda emniyet güçlerinin hizmetine sunulacak. Şu bir
gerçek ki, verileriniz pek de güvende değil, en azından yasa dışı bir olaya karışmadığınız sürece.
Gelelim
şifrelere… Verilerimizin güvenliği en önemli gereksinimimiz. Kişisel
bilgisayarımıza dahi bugün şifre koyuyoruz. Bulut
bilişim uygulamalarından faydalanırken şifreleme çok kritik bir süreç. Tek
aşamalı şifreleme yeterli güvenliği çoğu zaman sağlamayacaktır. Örneğin; iki
aşamalı onay sistemi olabilir ya da her defasında hizmeti kullanacağımız anda talep
ettiğimiz yeni bir şifre telefonumuza kısa
mesaj olarak gönderilebilir.
Bulut bilişime yapacağınız ödemeler konusuna gelince; kullanacağınız
ürüne ve kullanım süresine göre değişiyor. Facebook
ve e-posta tarzı sitelerin kullanımı ücretsiz. Öte
yandan herhangi bir yazılım almanız da mümkün. Eğer şirket sahibiyseniz ve çalışanlarınız çeşitli yazılımlara
gereksinim duyuyorsa bunun için lisanslı ürün almanız gerekir. Örneğin; Google,
işletmelere Goggle Apps ürünlerini yılda 50 dolar karşılığında kullanım imkanı sunuyor.
Bu akımın en önde giden geliştiricilerinden biri Google. Yakın zamanda Chrome OS işletim sistemini piyasaya
sürdü. Sunduğu hizmetlere bakılınca Microsoft Windows'a yerine aday gibi
görünüyor. İsteyen herkesin üzerinde uygulama geliştirebileceği
açık bir sistem niteliği taşıyor. Bulut bilişimin özelliklerini kapsıyor, masaüstü
uygulamaları, yazılımlar, güncellemeler tarihe karışıyor bu yeni işletim
sistemiyle birlikte. Bu sistemde oluşturduğunuz her türlü belgeniz Google
sunucularında saklanıyor, benzer şekilde e-postalarınızın saklandığı gibi. Böylece
verilerinize bilgisayar bağımlı olmadan erişebiliyorsunuz.
Bulut
bilişim kuşkusuz ki büyük gelişmeler vaat ediyor. Şimdiden heryeri kaplayan bulutların hayalini
kurabiliyorum. Siz de kayıtsız kalmayın ve pencerelerinizden içeri
bulutların girmesine izin verin...