Hayatı Renklendiren Teknolojiler Mart 2010 | Sayı : 12

Bu ay da tüm okurlarımıza merhaba! Yılın ikinci dönemi başlamış ve bizler derslere tekrar alışmaya çalışıyorken “Biraz da eğlenceli şeyler okuyalım” diyen bir bilişimseverseniz bu yazı belki ilginizi çeker. Görmeyenler, duymayanlar olabilir düşüncesiyle teknolojik gelişmelerden derlenmiş bir iki ürün bu ayki yazımın konusu oldu. Bu ürünler biraz fantastik gözüküyor ve Zihni Sinir projeleri gibi insan zekasını kanıtlar cinsten oldukları da kesin.

Şimdi en son ilginç buluşlardan birkaçına göz atalım:

Malumunuz; çok eskilerden beri insanoğlunun giyim merakı süregelmekte. Moda silsilesi de yıllardır bu merakla birlikte hayatı meşgul ediyor. “Teknolojiyle ne alakası var?” diyecekseniz endüstriyel tasarım öğrencisi olan Genevieve Mateyko ve Pamela Troyer ürettikleri bir atlet ile yeni bir moda akımı yaratıyor. Atletin üzerindeki alıcılar, bulunduğunuz ortamın kirlilik derecesini belirliyor ve bunu üzerindeki ışıklarla ve titreşimlerle gösterebiliyor. Alkolü, karbondioksiti, amonyağı ve tabii ki sigara dumanını(!)  algılayarak sizi uyarıyor. Siz de bulunduğunuz ortamda ne kadar kalmanız gerektiğini anlayabiliyorsunuz. Eğer o ortamda kalmanız gerekiyorsa özel tasarlanmış yakasını, tıbbi maske misali koruyan bir mekanizma gibi, burnunuza geçirerek korunabiliyorsunuz.

 Sıradaki buluş  yine bir yaratıcılık abidesi ve fantastik  çizgi filmleri sıradan kılan bir ürün. Örümcek Adam sevenlerdenseniz bu ürünü duymuş olabilirsiniz.  İlginç bilim adamı Jen Stansfield 1500 Watt’ lık iki elektrik süpürgesinin hortumlarını birer kontrplağa sabitlemiş ve bu tahtaların kenarını da kaymasını önlemek için lastiklerle çevrelemiş. Vakum etkisi yaratan bu eldivenlerin bağlı olduğu elektrik süpürgeleri çalıştırılarak duvara tırmanılıyor. Bu bilim adamının kilosu kadar ağırlığı taşıyabilen bu icat pek çoğumuzun hayalini süslüyordur tabii. Ama jeneratörsüz kullanımı durumunda, elektrik kesilirse olacaklardan bahsetmeyelim.

 Müzikle ilgilenen teknolojiseverler için ise şimdiki ürün çok etkileyici. Jonas Heuer ve Jurgen Graef’ in yarattığı ve “Noteput” denilen bu ürün, masa üstünde bir ekrandan oluşuyor. Üç duyu organımızla kombine edilmiş: görme, duyma ve dokunma. Tahtadan yapılmış sol anahtarını ve farklı değerlerdeki notaları da somut olarak siz ellerinizle yerleştiriyorsunuz.  Sol anahtarını bu ışıklı masaya koyduğunuzda tek ölçülük nota çizgileri beliriyor ve notaları da koyduğunuzda anında sesini duyabiliyorsunuz. Notanın sesi de değerine göre çıkıyor. Örneğin; 8’lik bir notanın süresi 4’lük bir notadan daha kısa oluyor. Özellikle nota öğrenmede çok etkili olacak bu ürün piyano, gitar, flüt gibi farklı enstrüman seslerini de çıkarabiliyor. Bize de bestelerimizi yapmak kalıyor.

 The EBIQ Electric Bike isimli tuhaf bir bisiklet de kısa mesafeler için gidip gelmenin yanında diz üstü bilgisayar, cep telefonu gibi taşınabilir aygıtları şarj etme işlemine de yardım ediyor. Alt kısmındaki lityum bataryayla gidiş esnasında enerji depoluyor ve aygıtları şarj ediyor. Bisiklet sürerken herhangi bir anda ve herhangi bir yerde, direksiyon konsolundaki ekranla bilgisayara veri girilebiliyor. Direksiyon, pedal gibi bölümleri katlanabilen bu bisiklet dar bölgelere de kolay park edilme özelliğine sahip. Bunun yanında yeşil ulaşıma olan katkısını da unutmamak gerek tabii ki.

 The Tamtam Flash denilen cihaz da aslında turistler için tasarlanmış bir ürün. Arabalarımızdaki GPS navigasyon sistemi bize bulunduğumuz yer hakkında bilgi verebiliyor. Yürürken ne yapacağımızın yanıtını ise bu cihaz veriyor. Bölgenin bilgilerini QR kodu denilen iki boyutlu barkod türü ile okuyarak turistlerin güvenle yürüyebilmelerini sağlıyor. Duvar gibi herhangi bir düz yüzeye gerekli haritayı yansıtabiliyor ve yakınlaştırabiliyor.  Bu cihaz, turistlerin kalabalık şehirlerde rahatça kaybolmalarına da olanak sağlamış oluyor. Böylece bizi de turistlere yol tarif etme gibi külfetli bir işten ve “streyt ehet, ıı go go go!..” gibi saçma söylemlerden kurtarmış oluyor.

 Japonya’daki Tsukuba Üniversitesi’nde de, anne baba adayları için bir ön alıştırma olması açısından Yotaro isimli bir robot bebek simülatörü  yapılmış. Biraz ürkütücü görünen bu yaratık yeni yürümeye başlayan bir çocuğunki gibi jest ve mimik özelliklerine sahip, iki boyutlu yüzüyle gözyaşı da dökebilen bir bebek. Gerçek bir bebeğin yerini tutabilmek için müthiş bir hayal gücü gerekiyor sanırım.

Genel olarak bunlar gibi tüm buluşlardan bahsedersek; bu buluşları yapan insanların dünyayı güzelleştirmeye katkıda bulunmak gibi aslında çok önemli bir misyonu olduklarını göreceğiz. Birtakım öznel fikirlere bağlı kalınarak yaratılan bu ürünler, tamamıyla bilimseldir. Yani maneviyat bilimsel açıklamalarla somutlaştırılmıştır. Görüp göreceğimiz her ürün, bir ihtiyaçtan doğmuş olduğu için de hepsi gerçekten takdire şayandır. Son olarak; eğer hayatınızı kolaylaştırıyorsa teknoloji yolunda çevreye zararı olmayan her ürün mubahtır diyelim ve zaman ayırdığınız için teşekkür edelim. Bir sonraki ay görüşmek dileğiyle...

 

Kaynaklar :

      Ilgın UĞUR
İ.Ü. Bilgisayar Mühendisliği 2. Sınıf
- Mart 2010 -
Editörden... | H. Can ÇOBANOĞLU Evren Nasıl Meydana Geldi | Özge ATASEVEN Nereden Başlasam? | Ünal KAN Yeni Nesil Diskler | Serkan AKDEMİR Java'da Yüksek Performans Elde Etmenin Yolları | İlkay POLAT “Virüs Avcısı” Projesi | ARF TEKNOLOJİ Hayatı Renklendiren Teknolojiler | Ilgın UĞUR Efsaneye Kaldığımız Yerden Devam | Erman TEPE Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi | Anıl YETİK Deadlock Bağışıklığı | Neslişah ÇELİK Bilgi Her Şeydir | Hülya TELLİ Çevre Dostu Teknoloji: E-Fatura | Muhammed CÜCE
« önceki sayfa - 6 - sonraki sayfa »

ana sayfa | arşiv | dergimiz | künye | iletişim | yazarlar için...
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.