Eylül 2009 | Sayı : 6
      Geleceğe Bir de SIGGRAPH’tan Bakın Eylül 2009 | Sayı : 6

Herkese selamlar!

İtiraf etmek gerekirse bu ay başka bir konu hakkında yazmayı düşünüyordum fakat ilgimi daha çok çeken bu haberi okuyunca sizlerle de paylaşmak istedim. Umarım okurken siz de benim kadar keyif alırsınız.

Öncelikle SIGGRAPH’ tan biraz bahsedelim.

İlk kez gördüğüm kısaltmaların ne anlattığından ziyade açılımının ne olduğunu merak eden biri olarak ilk önce kelimenin açık halini yazmakla başlıyorum  : Special Interest Group on graphics and Interactive Techniques.

 Grafik yazılımlarının ve teknolojilerinin en prestijli konferansı olan SIGGRAPH, 36 yıldan beri dünyanın her yerinden araştırmaya, bilime, animasyona, oyun teknolojilerine, webe, interaktiviteye, öğrenmeye vb. meraklı insanların katıldığı bir etkinlik. SIGGRAPH beş günlük bir “eğitici konferanslar” süreci ve sonrasında 3 günlük bir “teknoloji sergisi” döneminden oluşuyor. Etkinliğin 2009 ayağı, ABD’nin Louisiana eyaletinde ve ACM (Association for Computing Machinery) sponsorluğunda gerçekleşti.  Şimdi sergide öne çıkan birkaç gizmodan bahsedelim:

 

PULL-NAVI

Tokyo’daki Elektronik-Haberleşme Üniversitesi’nden araştırmacılara bakılırsa kulağından tutup götürmek deyimi  gerçekleşiyor!

Geliştirdikleri  “ear-tugging” (Türkçe karşılığı biraz tuhaf kaçıyor diye orijinalini yazdım) yönleyici (navigatör)  SIGGRAPH’ın “yeni teknolojiler” kategorisindeki yaklaşık 3 düzine gizmonun içinde en tuhafı olarak gösterilmiş!

Pull-Navi adı verilen ve biraz da böceği andıran bu “kulak” navigatörü, kullanıcının kulaklarını ileriye-geriye, sağa-sola ya da yukarıya-aşağıya çekmek amacıyla 6 adet motorun monte edilmiş olduğu bir kask aslında. Kullanımı konusunda ise tasarımcılar, kullanıcıların içgüdüsel şekilde kaskın liderliğine uymalarını, örneğin; cihaz kulağını sola çektiğinde o yöne gitmelerini ya da aynı anda iki kulaklarının birden cihaz tarafından ileri geri oynatılması durumunda yavaşlamalarını veya hızlanmalarını söylüyor. Kısacası pull-navi kulaklarımızı türlü açılardan çekerek bizi yönlendiriyor.

1998’den beri Emerging Technologies jürilerinden biri olan Mk Haley, her yıl insanların ilgisini çekmeyecek kadar saçma bazı sunumların olduğunu fakat bu kez, navigatörün insanları fiziksel olarak bu kadar kolay yönlendirmesinin oldukça ilgi çektiğini ve daha da önemlisi cihazın bunu nasıl gerçekleştirdiğinin oldukça merak edildiğini söylüyor.

 

ÇOKLU-BİÇİMLİ TABAN ( MULTIMODAL FLOOR)

   “Sanal gerçeklik (VR) 93 ve 94 yıllarında SIGGRAPH’ ta inanılmaz bir coşkuyla bugün bildiğiniz halinden çok farklı şekillerde sergilendi. Yıllar içinde insanlar kullanılmadığını düşünse de birçok firma tasarım ve üretimde VR kullanıyor ve büyük laboratuvarları var. Ford bunlardan biri. VR aynı zamanda yeni ilaçların ve binaların tasarımları gibi birçok farklı alanda da kullanılmakta.”  diyor Haley.

Tabii ki VR teknolojileri sürekli gelişmekte. Şöyle ki; Montreal McGill Üniversitesi’ nden araştırmacılar sıradan adımlarımızı da bu illüzyonun bir parçası haline getiriyor, hatta getirmiş bile! Çoklu-biçimli taban üzerinde bulunan parçalar bir taraftan bir tarafa titreştikçe, karın, ayağınızın altında çıkardığı o hışırtıyı ya da birikinti üzerinde oluşmuş ince buz tabakasının ayağınızla kırılmasını hissedebiliyorsunuz.                                           

“Çoklu-biçimli taban” sadece eğlence amaçlı üretilen bir teknoloji değil, araştırmacılar tabanın,  iyileşme sürecinde olan felçli hastaları rehabilite etmek amaçlı ya da çeşitli maddelerin ayak altındaki deformasyon miktarlarını öngörmek gibi çeşitli biçimlerde kullanılabileceğini söylüyor.

 

FUNBRELLA

 Yılan, hamburger, şeker, kar, yağmur gibi aklınıza gelebilecek türlü alakasız nesnenin üzerinize yağdığını hayal edin. Edemiyor musunuz? Merak etmeyin hayal etmenin ötesinde “yaşatacak” bir gizmo karşınızda.

Funbrella, gerçekten de adı gibi tam anlamıyla eğlenmeye yönelik bir alet ve bir Osaka Üniversitesi ürünü. Amplifikatör, bilgisayar ve sıradan bir şemsiyeden meydana gelen Funbrella; mıknatıs, bobin ve yaydan oluşan yalın bir mekanizmadan ibaret ve mekanizma şu şekilde işliyor: Yay, şemsiyenin örtüsünü geriyor ve düşen yağmur parçacıkları gergin yayı titreştiriyor tam bu anda mekanizma oluşan titreşimlerden elektrik sinyalleri meydana getiriyor ve bilgisayara kaydediyor. Daha sonra bu sinyaller tekrar titreşime çevrilerek gönderiliyor. Böylece kişi yağmur yağmıyorken, yağdığını hissedebiliyor.

Aynı zamanda iki Funbrella’ nın birbirlerine amplifikatörle bağlanıp aynı anda iki farklı kişi tarafından kullanılması da mümkün olabiliyor. Funbrella’ nın bu kadar öne çıkmasının sebebi ise sergide kullanıcılar tarafından en eğlenceli cihaz olarak gösterilmesi olsa gerek.

Gelecek ay görüşmek üzere!

 

Kaynaklar : 

      Neslişah ÇELİK
İ.Ü. Bilgisayar Mühendisliği 2. Sınıf
- Eylül 2009 -
Editörden... | Ercan ZENGİN Virtual Enterprise Nedir? | Ömer TURHAN Yeni Trend: Bloglar | Alper KAYA Kağıtlar Canlanıyor | Bahar KURTOĞLU Efsane Yeniden Bizlerle | Erman TEPE Windows 7 ile Gelen Yenilikler | Burak KANMAZ Geleceğe Bir de SIGGRAPH’tan Bakın | Neslişah ÇELİK Klavye İnkılabı | Cihat GÜZEL Eklenti Tabanlı Programlama Teknolojileri | Mustafa Burak AMASYALI Elektronik Posta | Muhammed CÜCE İlginç Usb Tasarımları | Ilgın UĞUR Kadın ve Bilişim | Feyzan SARUHAN
« önceki sayfa - 6 - sonraki sayfa »

Ana Sayfa | Künye | Dergimiz | | İletişim
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.