Elektrofobi Haziran 2010 | Sayı : 15

Denizli-Bademli Köyü sakinleri baz istasyonu istiyor. Köylerinde herkesin cep telefonu olduğunu ancak baz istasyonu bulunmadığı için bunları kullanamadıklarını belirtiyorlar. Bu durum eşine az rastlanır bir durum çünkü herkes çoğu teknolojik alete öcü muamelesi yapıyor. Ben de buna bir dur demek istiyorum. Bu ay ki konum elektrofobi…

Elektromanyetik dalga ve radyasyon

Günümüzde elektrofobinin temel nedeni radyasyon ve elektromanyetik dalganın karıştırılmasıdır. Mikrodalga fırın, cep telefonu, baz istasyonu, telsiz yayınları, yüksek gerilim hatları, tıbbi cihazlardaki sistemlerin hepsi elektromanyetik dalga yayar.

Düşük frekanslı ışımaların insana etkisi şöyle söylenebilir: İnsanın içinden geçen elektromanyetik alan, dışarı çıktığında bir miktar enerjiyi vücutta bırakır, bu durum da geçtiği yerin bir miktar ısınmasına yol açar, eğer bu ısı atılmazsa vücudun koruma mekanizması devreye girer.

İkinci etki ise elektromanyetik alanın vücuttaki elektrik yüklerini hareketlendirerek hücre yapısında bozulmalara neden olması. Ama yapılan araştırmalarda bu yönde olumsuz bir etki belirlenmedi. Radyasyondaki yüksek enerji hücreden elektron koparırsa oradaki işlev bozulabilir, bu da hücrenin kanser olmasına ya da ölmesine neden olabilir. Burada en önemli nokta elektromanyetik alanın miktarı. Eğer yüksek miktarda maruz kalınırsa etkiler görülebilir.

Araştırmalar

Cep telefonları ve baz istasyonları en çok öne çıkan cihazlar. Şu ana kadar Dünya Sağlık Örgütü gibi büyük kuruluşlarca yapılan araştırmalarda bu cihazların sağlığa olumsuz etkisi görülmemiştir. Almanya’da ve ülkemizde de araştırmalar yapılmış ve benzer sonuçlar görülmüştür. TÜBİTAK: ”Cep telefonu veya araç telefonu kullanımının bugün için kanıtlanmış tek sağlık riski, araç sürerken kaza riskini arttırmasıdır.” diyor. Şu ana kadar görünen tablo, bilimsel olarak insan sağlığını ön planda tutan standartlar oturtulmuş.

Uzmanlar, yapılan uluslararası çalışmalarda, bu cihazların kanser yaptığına dair kesin bir veri bulunmadığını, kanser sebepleri arasında listenin son sıralarında bile yer almadığını ancak yine de aşırı kullanımından kaçınılması gerektiğini söylüyor. 

Bu araştırmalar ön çalışma şeklindedir çünkü araştırmaların gerçek sonuçlara ulaşması için uzun yıllar gerekli. Yakın bir tarihte, tam 30 yıl sürecek bir proje başlatıldı. Avrupa’da, beş ülkede 250 bin kişiyle yapılacak projenin adı COSMOS. (Cohort Study on Mobile Communications) COSMOS projesinde görev alan Prof. Lawrie Challis, birçok kanser türünün belirtilerinin ortaya çıkması için 10-15 sene geçmesi gerektiğini, cep telefonlarının böyle rahatsızlıklara sebep olup olmadığını belirlemek için uzun vadeli bir araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Sağ taraftaki resim 15 dakika boyunca cep telefonu ile konuşmuş birinin termal kamera ile çekilmiş görüntüsü

 

Elektrofobi

Prof. Dr. Tunaya Kalkan, yeni teknolojilerin insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda yanlış bilgilendirmeyle, toplumda teknolojik gelişmelere ilişkin korku yaratıldığını ve bunun elektrofobiye dönüştüğünü belirtiyor. “Hangi cihazı kullanıyorsun? Ne kadar enerji yayıyor? Bunun zararlı sınırı ne kadardır? Zararlı sınır aşılmış mı, aşılmamış mı? Eğer bu bilgiyi verirsek, elektrofobinin olmasını önleriz.” diyor.

Gördüğünüz gibi lügatimize yeni bir fobi girmiş bulunuyor: Elektrofobi. (teknofobi diyen de var) En çok elektrofobi duyulan cihaz cep telefonu. Halkın kafasındaki yanlış anlamaları gidermek, elektrofobiye vurulacak en büyük darbe olacaktır. Bilimsel temellere dayanmayan söylentiler, kişinin yeni teknolojilerden uzak durmasına, çekinmesine ve korkmasına neden oluyor.

Ülkemizde, doğru bilginin etkili şekillerde doğru hedefe ulaştırılamaması nedeniyle toplumda yaşanan bilgi kirliliğinin giderilmesi amacıyla Teknoloji Bilgilendirme Platformu (TBP) oluşturuldu. Ulaştırma Bakanlığı ile BTK tarafından desteklenen platformda konusunda uzman, toplumda saygınlığı kabul görmüş, güvenilir akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları yer aldı.

Türkiye

Dünya üzerindeki GSM operatörlerinin büyük bir çoğunluğunun referans olarak aldığı ve Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Koruma Komisyonu tarafından belirlenen elektrik alanı limit değeri 41 volt/ metre iken, Türkiye'de baz alınan limit değer ise 10.23 volt/ metredir. Ayrıca, Türkiye'deki istasyonlarla diğer ülkelerdeki istasyonlar aynı standartta.

Örneğin; Trabzon'da, aktif baz istasyonlarından 586'sında yapılan ölçümlerde, elektromanyetik dalga değerlerinin yoğunluklu olarak 0-3 volt/metre olduğu, Türkiye ortalamasını da yansıtan bu değerlerin dünya standartlarının 4 kat altında olduğu bildirildi.

TÜBİTAK, elektromanyetik radyasyonun insan yaşamından tümüyle çıkarılmasının mümkün olmadığını belirtilerek, ''dolayısıyla, her yeni teknolojide olduğu gibi kullanımında dikkatli davranılması gerektiği'' uyarısında bulunuyor.

Tedbirler

Tedavi amaçlı kullanılıyorsa doz belirlenmesi, ultraviyoleden korunmak için fazla güneşe çıkmama uyarısı, hamilelerin röntgen çektirmemesi gibi bilinen birçok önlem var. Ayrıca cep telefonunu kalp üzerinde ve belimizde taşımamalıyız. Vücuda yapışık taşımak da çok akıllıca değil. Birini arıyorsunuz, açıldığını görünce kulağınıza dayayın ve biri sizi aradığında, önce telefonu açın, daha sonra kulağınıza dayayın çünkü arama sırasında sinyal yükseltilerek baz istasyonuyla iletişim kurmaya çalışılıyor, şiddeti çok yüksek oluyor. Her gün 30 dakikadan fazla cep telefonu kullanmak da zararlı.

Sonuç

Kamuoyu bilimsellikten uzak görüşlerin etkisi altında kalıyor. Teknoloji karşıtı görüşler ortaya çıkıyor. Bunun en önemli örneklerinden biri olarak ise kamuoyunda oluşan baz istasyonları ve cep telefonlarına yönelik olumsuz algı gösterilebilir. Radyoaktivite insanı öldürmez ama doz aşılmadığı sürece. Teknoloji ilerledikçe bunların dozları da düşüyor. İleride araştırmalar devam ettikçe gerçek etkiler ortaya çıkacaktır ama o zamana kadar artık kimse bana cep telefonunun kanser yaptığını söylemesin…

 

Kaynaklar:

      Muhammed CÜCE
İ.Ü. Bilgisayar Mühendisliği 4. Sınıf
- Haziran 2010 -
Editörden... | Muhammed CÜCE Sonsuzluk | Ilgın UĞUR Java Teknolojisi ve Geliştirme Araçları | Bülent ÇOBANOĞLU OOP Mantığı | Cengiz ATİLLA Assassin's Creed II | Erman TEPE SHA-1 Algoritması | Kayhan KIRGIZ Elektrofobi | Muhammed CÜCE Donanım Elemanları | Oğuz BIYIK Cloud Computing Güvenliği | Emre BALCI Joomla Bileşenleri | Serkan AKDEMİR Derleyicilerin Yapısı - 2 | Ercan ZENGİN Kadın ve Bilişim | Feyzan SARUHAN
« önceki sayfa - 6 - sonraki sayfa »

ana sayfa | arşiv | dergimiz | künye | iletişim | yazarlar için...
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.