Şubat 2010 | Sayı : 11
      Bir Yaşam Tarzı Şubat 2010 | Sayı : 11
Merhaba sevgili Bilisimdergi.com okurları. Devamlı aklımda olan ve yazmak istediğim bir yazıyı yazıyorum şu an. Bir kere, bu konuda mutlu olduğumu belirtmek isterim. Bilisimdergi yazarları, yazı seçimlerini yaparlarken ilk akıllarına gelen özgünlük oluyor şüphesiz. Sıradanlıktan uzaklaşarak, insanların unuttuğu ya da hiç duymadığı konularda onları aydınlatmak ana hedefimiz aslında. Herkesin bildiği ve uzman olmadığımız konular üzerinde ahkam kesmek haddimiz değil elbette. Literatürde otorite kazanmış bazı konularda deneme yazmanın bir sakıncası olduğunu düşünmüyorum. (GO ile ilgili yaklaşımlarımızı yanlış, hatalı ya da eksik buluyorsanız e-posta adresimizden bizi aydınlatabilirsiniz.). Amacım; GO oyununa başlamak isteyenler için derli ve düzenli bir kaynak oluşturmak ve ulaşabilecekleri kaynaklara tek bir yerden erişebilmelerini sağlamaktır.
 
 
GO nedir? – GO’nun Ortaya Çıkışı

 Türkiye de GO oyununu çok fazla bilen yoktur. Geçmişi 4000 yıllık olan, esrarengiz ve büyüleyici bu oyunun kimin tarafından bulunduğu tam olarak bilinmese de, Çin’in bu oyunu doğurduğu pek çok kaynak tarafından doğrulanmıştır. 

Weigi ismiyle ortaya çıkan GO hakkında en sağlam söylentiler, Çin imparatoru Shun’un, zeka gerisi oğlunun zekasını biraz geliştirebilmek için böyle bir oyunu türetmiş olduğu yönündedir. Oyunu öğrenmek ne kadar kolaysa, GO’yu hayatın bir parçası olarak kabul etmek, oyunda ilerlemek ve rütbe sahibi olmak, bir ömür boyu sürecek kadar meşakkatli ve yorucudur.

GO felsefesi insan hayatından izler taşır. İnsanın hedefine ulaşmak için çizdiği stratejiler bu oyunla özdeşleştirilebilir. Atılgan tavırlı, iradesiz ya da sabırlı olan insanlar özelliklerini GO tahtasına yansıtabilirler. Sonucu da -galibiyet ya da mağlubiyet, her ne olursa olsun- GO tahtasıyla paralel özellikler taşır. Bu yüzden GO felsefesini benimsemiş insanların, galibiyet için stratejik altyapılarını, sadece saldırganlık üzerine değil, ileri hamleleri görerek, kritik hamle olasılıklarını düşünerek kurgulamaları gerekmektedir.

asdsdasPeki, öğrenmesi kolay olan bir oyun neden bu kadar karmaşık olabilir? Bu sorunun yanıtı aslında kolaydır ama neden karmaşık olduğunu anlamak çok zor bir süreçtir. Kolay olmasını matematiksel olarak hesaplayabiliriz. Şekilde gördüğünüz tahta profesyonel GO tahtasıdır.

19x19’luk bu tahtanın ilk taş için 361 hamle olasılığı vardır. 2. taş için ise 360. Satranç oynamayı biliyorsanız eğer, satrançta ilk hamle için 20 olasılık (yarım hamle), ikincisi içinse yine 20 olasılık vardır. Tam hamle için 400 olasılık oluyor dolayısıyla. (Satranç hamle karmaşıklığı bkz[3]) GO için bu karmaşıklık 129.960 olasılık ile hesaplanır. Bu da oyun bitene kadar kat be kat fazla hamle şansınız var demektir. Bu sebeple her şeye rakip olabilen bilgisayarlar yüksek seviye GO oyuncuları için ciddi tehlike teşkil etmiyorlar. Satranç oyunu için geliştirilen yapay zeka oyuncuları bir satranç ustasını seneler önce yenebilmiş olmasına rağmen, uzmanlar GO oyunu için bunu mümkün kılmıyorlar. Mehmet Karadeniz’in çevirisini yaptığı Richard Bozulich’in kitabında “Bilgisayarlar bugünkünden on kat daha hızlı çalışsa bile, belki biraz daha iyi oynarlar” diye anlatılır. 10 ya da 100 kat bile hızlı çalışma ile yukarıdaki olasılık hesaplamaları için en akıllı bilgisayar programları bile yeteli olmaz. “Bir de GO oyununun sanatsal yanı olduğu düşünülünce sanatın programı yapılamayacağından bir gün bilgisayar GO oynayabilse de güzel bir oyun çıkaramayacaktır” diye yazmıştır.

Oyunun kurallarına geçmeden önce, GO hakkında söylenilecek çok fazla şey olduğunu belirtmek istiyordum. Yazımın sonunda hangi kaynaklardan yararlanabileceğinizi belirttim.

 

GO'da Seviyeler

 
Şekil 1: Handikap

Uzak doğu kültürünün bir parçası haline gelen, çekirge-usta ilişkisinin en eski örneklerinden biri olan “karate”de, yeni başlayanlardan ustalarına kadar öğrencilerin aralarda belirli seviyelere ulaşmaları gerekmektedir. Beyaz kuşaktan siyah kuşağa 7-8 seviyenin her kademesinde öğrencinin ustalığa ne kadar yaklaştığı belirtilir. GO da ise öğrencilik 30. Kyu dan başlar ve ustalığa doğru 9. dan a kadar sürer. Bu süreçte Kyu olmak öğrenci olmak demektir. Farklı seviyelerdeki oyuncular, aralarındaki farkı bilerek oyuna başlarlar. Bu farkı kapatarak daha adil bir oyun oynayabilirler. Bunu da, zayıf olan oyuncunun, tahtaya güçlü olan oyuncu oynamadan aradaki fark kadar taş koymasıyla olur. Bu taşlara handikap denir. Handikap taşları, tahta üzerindeki yıldız noktalarına konulur. En fazla 9 adettir.

 

Go'da Kurallar

GO tahtası 9x9, 13x13, 19x19 boyutlarında olabilir.Taş sayısı 19x19 tahta için 180 adet beyaz, 181 adet ise siyah içindir. Taşlar karelerin kesişim noktalarına konularak oynanır. Oyunda amaç taş almak değildir. Alan fethetmektir.  Eğer rakip oyuncunun taşını almışsanız 1 puan taştan, 1 puan da alandan kazanırsınız. Ama rakip taşlara hücum etmek her zaman kazançlı olmayabilir.

Bir taş, rakip taşlar tarafından şekildeki gibi çevrelenmişse taş ölmüş demektir. Aynı şekilde birden fazla taş rakip tarafından çevrelenmişse çevrelenen taşlar rakibin taşları ve alan da rakibin olmuştur.

 Aslına bakarsanız bütün kural bundan ibarettir denilebilir. Bunun dışında birkaç adet temel terim vardır. Bunların hepsini playgo’dan okuyabilirsiniz.(bkz [5]) Bütün hamle olasılıklarını -mümkün değil- bir yazıyla anlatamam. Ayrıca verdiğim diğer linklerden de daha ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz.

İleriki sayılarımızda GO ile ilgili daha ayrıntılı yazılar okuyabilirsiniz. Ayrıca GO problemleri çözmek isterseniz bkz[7]

 

Kaynaklar:

      Hüseyin Can ÇOBANOĞLU
İ.Ü. Bilgisayar Mühendisliği 4. Sınıf
- Şubat 2010 -
Editörden... | H. Can ÇOBANOĞLU Bilgisayarlı Görü Teknolojisi | Neslişah ÇELİK Zengin İnternet Uygulamalarının Gücünü Keşfedin | Gökhan ÖZTÜRK YSA Temel Yapı ve Özellikleri | Duygu KARABATAK Web Konferans Sistemi | Fevzi DAŞ CES 2010 | Feyzan SARUHAN Daha Kullanışlı ve Hızlı Windows 7 İçin | Serkan AKDEMİR Amiral Battı | Özkan AKGÜL Oyun Tanıtımı | Erman TEPE C++ Operatörleri | Mustafa Burak AMASYALI Bir Yaşam Tarzı | Hüseyin Can ÇOBANOĞLU Teknokentler | Muhammed CÜCE
« önceki sayfa - 10 - sonraki sayfa »

Ana Sayfa | Künye | Dergimiz | | İletişim
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.