Mayıs 2009 | Sayı : 2
      Bilgisayarlar ve Biz Mayıs 2009 | Sayı : 2

Günlük yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş olan bilgisayarlar aslında sıradan makineler değil.  Onlar, gelecekte dünyayı yönetecek olan varlıklar! Evet, yanlış değil, bu süreç çoktan başlamış, bizler de içinde bulunmaktayız...

20. yüzyılın ortalarına doğru ilk modern bilgisayarların geliştirilmesi, bilgisayarların ve ileri teknolojinin, içlerinde sinemanın da bulunacağı birçok alanda söz konusu olmasına yol açmıştır. Bu şekilde, içinde bilgisayar ve robotların bulunduğu, bazen de bu makinelerin dünyamızı ele geçirdiği birçok film izlemişizdir.

Peki, ya bu filmler bize gerçeği söylüyorsa? İnsanın kafasında oluşan bu soru, başka sorulara da yol açıyor, bunlardan en önemlisi de “Nasıl?”, yani böyle birşey olacaksa hangi şekilde olacak?

Bilgi teknolojileri ve özellikle yapay zeka ile uğraşanlar, ilginçtir, doğanın ve insanın ne kadar mucizevi bir  şekilde yaratıldığını bazen din ve felsefe ile uğraşanlardan daha iyi anlar! Basit bir iş yapan sıradan bir robotun geliştirilmesinin ne kadar zahmetli ve masraflı bir iş olduğunu, belki de bir ABD veya bir Japonya’da yaşamayan, ekonomik ve teknolojik olanakları kısıtlı olan bizler iyi biliriz ama bu, bugün dünyada neler yapıldığını ya da yarın neler yapılabileceğini bilmediğimiz anlamına gelmez. Her ne olursa olsun, “Yaratılan yaratıcıyı hiçbir zaman yok edemez!” felsefi yaklaşımı doğanın bir kanunudur. Bu yüzden birinci sorunun cevabını şimdiden “Hayır” olarak vereyim, en azından şimdilik!

Verdiğim cevap uzun uzun tartışılabilir, çeşitli senaryolar öne sürülebilir ama şimdilik benim asıl üzerinde durmak istediğim ikinci soru, “Nasıl?”

İnsanoğlunun diğer canlılara göre en önemli farkı düşünme özelliğidir. İnsanlar düşünerek hareket ederler, konuşarak birbiriyle iletişim kurarlar(düşünme ve iletişim özelliği diğer canlılarda görülse de, bizlere göre düşük seviyede olduğu için şimdilik burada ihmal ettim), bu da onların zekası olduğu anlamına gelir. Bu düşünme özelliği makineler, bilgisayarlar, robotlar gibi varlıklarda görüldüğünde onların bir yapay zekaya sahip olduğu söylenir. Aslında onlar düşünmez, düşünemez ancak bizim onlara verdiğimiz ve çevrelerinden nasıl alacaklarını öğrettiğimiz bilgileri, bizim öğrettiğimiz şekilde işleyerek, yine bizim istediğimiz sonuçları üretir. Yapay zekanın tanımı da budur zaten; bir makinenin mantıklı, akla yatkın davranması onun bir yapay zekaya sahip olduğu anlamına gelir.

Son iki cümleden anlaşılacağı üzere, makinenin tanımda değinilen, akla yatkın davranma kabiliyeti yine makinenin geliştiricisi/üreticisi olan kişinin yani insanoğlunun, o makineyi akla yatkın davranabilir hale getirebilme yeteneğine bağlıdır. Bu nedenle insanın geliştirdiği bir makinenin, insanın ona eklemediği bir özelliğe sahip olması mümkün değildir fakat yapay zekanın her geçen gün geliştiğini göz önünde bulundurarak, gelecekte robotların mevcut özelliklerden yeni özellikler türetebilme şeklinde geliştirilme olanağı da konunun dışında bırakılmamalıdır. İşte o zaman bu mesele farklı bir boyut alır! 

 ‘Nasıl?’ sorusuna bir başka cevap da biraz daha gerçekçi olup günlük hayatımıza dönüp bakılarak verilebilir. Makalenin başında bahsettiğim makinelerin dünyayı yönetme meselesi sadece filmlerde gördüğümüz şekilde algılanmamalı, günümüzde bu ne kadar mümkün olur diye düşünürken aynı zamanda mevcut durumumuzu da sorgulamalıyız. Bugün teknolojinin belirli bir seviyede gelişmiş olması onu hayatımızın bir parçası haline getirmiştir ve birçok iş bilgisayar aracılığıyla yapılmaktadır, dolayısıyla insanlar da sürekli bilgisayarın başında durmak zorundadır. Bu, özellikle sağlığımız konusunda oldukça istenmeyen bir durum. Ayrıca birçok işin bilgisayarla yapılması, insanın sadece çalışma saatlerinde değil, günün geriye kalan saatlerinde de bilgisayarın başında bulunduğu anlamına geliyor. Bu konuda yapılan çeşitli araştırmalar, günümüz insanının sürekli bilgisayar başında durmaktan eskisinden daha sağlıksız ve çok stresli bir yaşam sürdürdüğü şeklinde dikkatlerimizi çekmektedir. Bilgisayarlarımıza bu kadar bağlı olmamız bir bağımlılık olarak nitelendirebilir, bu da dolaylı şekilde onların bizi yönettiği anlamına gelir! Bilgisayarların dünyayı yönetmesi bu olsa gerek...

Öyle ya da böyle, bilgisayar ve bilgi teknolojileri, günümüzde en hızlı gelişmekte olan bilim alanı olarak hayatımıza olan etkisini giderek artırmaktadır. Özellikle yapay zeka alanında yapılacak olan gelişmeler, hayatımızı çok daha olumlu yönde etkileyecektir. İnsanın yapamadığı karmaşık hesaplamaları yapmaktan, insanın ulaşamadığı tehlikeli mekanlarda çalışmaya kadar birçok alanda günümüzde süper makineler uygulama görmektedir. Bunları aslında bir tehlike olarak değil de, hayati amaçlarımız için kullanacağımız birer araç olarak nitelendirmemiz gerekmektedir.

 

      Ilir ÇOLLAKU
İTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü (Yüksek Lisans)
- Mayıs 2009 -
Editörden... | Muhammed CÜCE Bilgisayarlar ve Biz | Ilir ÇOLLAKU Bulanık Mantık | Sümeyra HAŞLAMAN C ile Hafıza Yönetimi | Mustafa Burak AMASYALI Sanal Kozalar | Neslişah ÇELİK Welcome to the Human Network | Ömer GENÇAY Neyi Nasıl Kullanıyoruz? | Erman TEPE PHP Dilinin Olmazsa Olmazları | Soner GÖNÜL HTML Tagları ve İncelikleri | Muhammed CÜCE Robotlarda Hareket Algoritmaları | Burhan ARAS Süper Bilgisayarlar | Ilgın UĞUR PGP ile E-mail, Dosya veya HDD Şifreleme | Şeyma İZMİR - Okan SÜRÜCÜ - Feyza ŞAHBUDAK
« önceki sayfa - 1 - sonraki sayfa »

Ana Sayfa | Künye | Dergimiz | | İletişim
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.