Kasım 2009 | Sayı : 8
      Yeşil Ulaşım Kasım 2009 | Sayı : 8

Gürültü ve kirlilik, trafik gibi ulaşımdaki en büyük sorunlardan. Yazımda, şimdi kullanılan ama daha yaygınlaşmamış ve ileride kullanılabilecek çevre dostu araçları araştırdım.

 

 Sırt Helikopteri

Günümüzde ulaşım teknolojileri oldukça gelişti. Artık helikopter birçok işte kullanılabiliyor. Peki kendinize ait bir sırt helikopteri ister misiniz?

Bu helikopterin ilk bakışta göze çarpan dezavantajı, pervanesinin kafanızdan sadece birkaç santimetre yukarıda olması. Ağırlık merkezinin güvenlik adına daha aşağı alınması veya pervane ile insan başı arasına dairesel bir koruma plakası yerleştirilmesi işe yarayabilir fakat bunun da birçok fiziki ve aerodinamik olumsuzluğu olacaktır. Yani eğer esnemek isterseniz ellerinizi sakın ola ki yukarı kaldırmayın yoksa ellerinizin kopmasıyla kalmaz bir de yere çakılabilirsiniz. Çünkü şiddetli bir ters rüzgarda veya bir anlık dalgınlıkta özellikle alçak uçuşlarda kaza yapılabilir.

1960'lı yıllardan beri metal ve plastikten, farklı sevk barutlarıyla değişik tasarımlarda birçok sırt jeti yapıldı. Son tasarımlardan biri; 27 yıldır bu aygıtı geliştirmek için uğraşan Yeni Zelanda'dan 48 yaşındaki mucit Glenn Martin'in "dünyanın ilk pratik sırt jeti" olduğunu belirttiği aygıtı. Martin için sırt jeti, Yeni Zelanda'nın Dunedin kentinde daha beş yaşındayken başlayan bir düşün doruk noktası. Eskilerden hiçbiri bir dakikadan daha çok uçamadı ama Martin'in makineleriyse 30 dakika kadar gidebiliyor. Hava aracı ilk bakışta bilim kurgu filmlerindeki klasik sırt jetlerine hiç de benzemiyor. Yaklaşık 1,5 metre boyundaki sırt jetinin pervaneleri büyük, boru benzeri kaportalarla kaplanmış. Gösterişli ama bir o kadar da yalın görünen aygıt üç ayağı üzerinde duruyor.

Gerekli eğitim alınırsa ilginç bir deneyim olabilir.

 

Elektrikli Bisiklet

Birkaç yıl önce çevre dostu taşıt olarak piyasaya sürülen elektrikli bisikletler, şimdilerde en fazla kullanılan araçlardan biri haline geldi. Şehir içinde kullanıma uygun olarak geliştirilen elektrikli bisikletler yolda giden araçların gerisinde kalmıyor. Hibrid bir aracın çalışma sisteminin esas alındığı bisikletler, 40 kilometre hız yapıyor, bir defalık şarjla 40 kilometre yol alabiliyor. Egzozu olmadığı için çevreye zarar vermeyen ve aynı  zamanda gürültü kirliliğini de önleyen bu bisikletler, özellikle tatil mekânları ve düz yollarda yüksek performans sunuyor. Şarjı bittiğinde pedal çevirerek hareket ettirilebilen modelleri de bulunan elektrikli bisikletlerin yolda kalma sorunu yok.

Elektrikli bisikletin geleceğin ulaşım aracı olduğunu belirten firma temsilcileri, trafik sorunu ve akaryakıt maliyetlerinin bu araçlara olan ilginin temel nedeni olduğunu kaydediyor. Türkiye'de satışlar çok iyi ve firmalar krize rağmen satışların arttığını belirttiler, aslında satışların yükselmesini nedeni insanların krizden dolayı ulaşımda tasarruf yapmak istemesi. Çok çeşitli tasarımlar ve özellikler var; belli bir hıza ulaşıldığında kendi kendine şarj edebilme özelliği,  katlanabilme, ”hız kazandırıcı” düğmesi ve 30 kilometreye kadar dayanan prize takılarak şarj edilebilen piller. Artık teknoloji bu bisikleti geçerli bir seçenek kılmaya yetecek kadar gelişti.

Bu ürünlerin kullanımı dünyada da artıyor. Amerika’da son 3 yılda 20 bin elektrikli bisiklet satıldı. Avrupa’da birkaç yıldır yaygın olarak kullanılan elektrikli bisikletlerden 2007 yılında Hollanda’da 89 bin, Almanya’da ise 60 bin tane satıldı. Çin’de geçen yıl 21 milyon elektrikli bisiklet satıldı.

"Yeşil tekerlek" teknolojisinden bahsetmemek olmaz. Yeşil tekerlek sayesinde bisikletinizi pedal gücüyle çalıştırmak yerine elektrikli bir bisiklet haline getirebilirsiniz. Tekerleğe takılı bir elektrikli motor ve aküler aracılığıyla elektrik üretiliyor. Tüm bu sistem ise küçücük bir kutunun içine yerleştirilmiş. Bu sayede sistem tüm bisikletlere uygulanabiliyor. Bu sayede bisiklete binen kişi dilediğinde bisikletini elektrikli bisiklete çevirip bacaklarını biraz dinlendirebiliyor. Yeşil tekerleğin mucidi ise MIT’nin “Akıllı şehirler programı”nın yürütücüleri Ryan Chin ile Michael Chia-Lian Lin. Mucitler yeşil tekerleğin aküsünün yaklaşık 40 kilometre gidecek enerjiyi depolayabileceğini söylüyor.

Artık bisiklet yollarını genişletseler iyi olur.

 

Zeplin

Ulaşım sadece insanlara yönelik bir şey değildir, bunun en güzel kanıtı zeplinlerdir.

 Önce zeplinlerin tarihine uzanmakta fayda var. Başarılı olmuş ilk uçuş 1852 yılında gerçekleştirildi. Bu ilk zeplinin başarısı üzerine yenileri de üretildi. Özellikle Alman Savaş Bakanlığı zeplin üretimini destekledi ve I. Dünya Savaşı sırasında Paris ve Londra zeplinlerle bombalandı. Atlas Okyanusu üzerinde uçuşlara başlayan zeplinler, 52.000 kişiyi Atlas Okyanusu'nun iki kıyısı arasında taşıdıktan sonra, yeni yolcu uçaklarının geliştirilmesi ve büyük kazalar nedeniyle 1950’lere gelmeden üretimden kaldırıldı. Daha sonra reklam amaçlı olarak kısıtlı sayıda üretildi. Goodyear, BMW ve Türkiye'de Koç firması zeplin kullanarak reklam yapmışlardır. Alternatif olarak uzaktan kumandalı zeplinler geliştirilmiştir. Bunlar daha ufak ebatlarda fakat yere daha yakın havada seyredip reklam verenlerin markalarını teşhir ederler. Radyo kontrollü bu zeplinler de dünyada birçok ülkede hem iç mekân hem de dış mekânlarda uçurulmaktadır.

Günümüzde çeşitli kolaylıkları düşünülerek üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Zeppelin firması 60 yıllık bir aradan sonra LZ-NT07 adıyla yeni bir ürüne hazırlanıyor. Bunlarda alüminyum çatının yerine üçgen fiberglaslar kullanılıyor ve iki yanda bir, kuyrukta bir olmak üzere 3 motorla yönlendiriliyor. Yeni nesil motorlara aşağı yukarı açı verilebiliyor, hem tırmanış hem de iniş rahatlıkla sağlanıyor. Dünyaca ünlü Alman şirketi Kargo Lifter’in "şimdiye kadar üretilenlerin en büyüğü" diye tanıttığı dev zeplin, 15 kamyonluk yükü rahat kaldırabiliyor. Taşımacılığa yeni bir soluk getirecek olan proje Alman hükümeti ve Deutsche Bank tarafından destekleniyor.

Ayrıca ABD Savunma Bakanlığı 10 yıl boyunca havada aralıksız kalabilecek casus zeplinin üretimine başladı. 137 metre uzunluğundaki “Isis” isimli aracın hidrojen yakıt hücreleri ile donatılacağı ve enerjisini güneşten sağlayacağı kaydedildi. Zeplin yüzlerce kilometre uzaklıktaki füzeleri rahatlıkla kayıt edebilecek.

İşin eğlence yönüne gelirsek Amerikalı maceraperest bir iş adamının balonla tek başına dünya turu atarak, yeni model bir zeplinle saatte 111,8 kilometre hıza ulaşarak zeplinle dünya hız rekorunu kırdığını söylemek isabet olur. Yeni model zeplininde üst düzey teknoloji kullanıldığını belirten Amerikalı milyarderin rekor kırdığı 75 metrelik zeplinin Zeppelin Luftschifftechnik firması tarafından üretildiği kaydedildi.

Zeplin; yollar, savaşlar, yarışlar görmüş, dünyayı baştan sona gezmiş; kendinizi ona emanet etmez misiniz?

 

 Maglev Treni

"Dünyanın en hızlı treni" unvanına sahip,  magnetic levitation (manyetik kaldırma) kelimelerinin kısaltması ile adlandırılan bu teknolojide bildiğimiz trenlerin görünümüne sahip araçlar önceden hazırlanmış elektromanyetizmaya sahip yollar üzerinde saatte 580 km hız ile ilerleyebilmektedir. Şu an Almanya ve Japonya, maglev tren teknolojileri üzerinde çalışıyor. Maglev trenlerin günlük yaşamdaki ilk örneği, Çin’in Şangay kentinde kullanılmaya başlandı. 30 km’ lik bir hat üzerinde çalışan tren, bu mesafeyi 7 dakika 20 saniyede geçebiliyor.

Alt alta uygun şekilde konulmuş iki mıknatıstan biri manyetik itme kuvvetlerinin etkisiyle diğerinin üzerinde hiçbir şeye değmeden havada durabilir. Maglev trenler de temelde bu ilkeyle çalışırlar. Maglev trenlerin altında mıknatıslar bulunur. Aynı zamanda maglev trenler için özel olarak üretilmiş tren raylarında da elektromıknatıslar bulunur. Tellerden akım geçmediğinde manyetik etki de ortadan kaybolur ya da akımın yönü kontrol edilerek mıknatısın kutupları değiştirilebilir. Bu mıknatıslar sayesinde tren, raylar üzerinde 10 mm’lik bir yükseklikte ilerler. Raylarla temas olmadığı için sürtünme büyük ölçüde azaltılmış olur. Trenin şekli de havayla sürtünmeyi en aza indirecek şekilde tasarlanır

11 Eylül sonrası trenlere artan talep karşısında ABD de Maglev teknolojisi ile tanışıyor.

Maglev trenler, normal trenlere oranla daha hızlı, sessiz ve ucuz olmalarına karşın, çok güçlü elektromıknatıslar ve çok duyarlı kontrol sistemleri gerektiriyor ve şu anki teknoloji bu trenlerin yaygın kullanımına izin verecek kadar gelişmiş değil. Maglev trenlerin önündeki diğer büyük engelse, normal tren raylarında çalışamıyor olmaları. Bu trenler için yerleşim merkezleri arasında özel hatlar döşenmesi gerekiyor ve bunun maliyeti de hayli yüksek fakat geçen zamanla birlikte gelişen teknoloji maglev trenlerin avantajlarını artırdıkça bu maliyet göze alınabilir. Gelecekte bu tür trenler, özellikle ülke içi yolcu taşımacılığında havayolu taşımacılığının yerini alabilir. Günümüzdeki yolcu uçaklarının 800 ila 900 km/saat süratle yol aldığı düşünüldüğünde önemli bir ulaşım alternatifi olmaktadır. Bir örnek vermek gerekirse İstanbul - Antalya arası mesafe böyle bir tren sayesinde 2 saatte kat edilebilir.

 

Segway

Mucidi Dean Kamen tarafından 2001 yılı Aralık ayında yüzyılın icadı olarak tanıtılan Ginger (Zencefil), tanıtım sonrasında beklenen ilgiyi görmedi. Algılayıcılar sayesinde iki tekerlek üzerinde otomatik denge sağlayan yenilenen ismiyle Segway, üzerinden düşmeyi başaran ilk insan Bush ile çok daha popüler bir hale geldi.

 Yapı olarak özel çipi sayesinde ağırlıkla beraber dengeyi sağlıyor ve sizin vücut hareketinizle birlikte ilerliyor, dönüyor ya da duruyor. Bu araç elektrikle çalışıyor, şarj ediliyor, her türlü hava koşulunda (0 dereceden soğuk hava hariç) sizi istediğiniz yere götürebiliyor, düz olmayan arazilerde de kullanılıyor. Aracı çalıştırmak için özel bir kart gerekiyor. Otomatik dengeleme sistemi sayesinde sizi düşürmeden götürüyor, hatta yokuşlarda bile biraz öne eğilmeniz, yokuşu rahatça çıkabilmeniz anlamına geliyor. Sizin hareketlerinizi kendi bilgisayarı ile hesaplıyor ve gitmek istediğiniz yönü ve hızı belirliyor. İlk çıktığından beri Segway'de bazı değişiklikler yapıldı. Bunların en başında modellerin çeşitlendirilmesi geliyor. Kişisel kullanım için farklı, şirketlerde kullanım için farklı modelleri var. Öncelikle Segway'in boyutları çok küçük. Bu da sizi park sorunundan kurtarıyor. Segway'in benzine ve yağa da ihtiyacı yok. 

Çok fazla hız yapmadığınızdan dolayı kaza riski de düşük bir taşıt ama üretildiği ABD'de birçok eyalet tarafından yayaları tehlikeye soktuğu için yasaklandı. Firma yılmadı; General Motors ile işbirliği içerisinde iki kişilik elektrik enerjili şehir aracını üretti. Trafik sıkışıklığı ve kazaları önemli ölçüde azaltacağına inanılan cihaz iki tekerlekli ve iki kişilik olarak tasarlanmış. The Personal Urban Mobility and Accessibility tanımının kısaltılmış hali olan PUMA adıyla anılan araç lityum iyon pille çalışıyor. Ekonomik, pratik ve hızlı bir ulaşım aracı olarak çift kişilik bu model Nisan 2009’da Newyork sokaklarında test için dolaşmaya başladı. Segway tarafından geliştirilen iki tekerlekli denge teknolojisini kullanan PUMA, çift elektrik motoruyla 56 km (35 mil) hız yapabiliyor ve tam dolu pille 56 km mesafe katediyor. Araç özel algılayıcıları sayesinde yayaları ve diğer araçları algılayarak çarpışma ve kazaları engelliyor.

Bireysel taşıtların ilki olan “Zencefil” yeni nesil bireysel taşıtların ilk adımı olarak kabul ediliyor. Dünyanın en büyük otomobil üreticisi konumundaki Toyota, bugüne kadar dört farklı kişisel araç konsepti tanıttı. Toyota’nın son geliştirdiği araç olan Winglet, Segway gibi dik konumda kullanılıyor. Üç farklı versiyona sahip olan araç Segway’e rakip olarak üretilecek. Segway’in çeşitli nedenlerden dolayı başarılı olamamasına rağmen insanların bu tip araçlara büyük rağbet göstereceklerini düşünen Toyota, gelecek neslin sağlık ve konfor için kişisel taşıtlara yöneleceğini düşünüyor. En geç 2010 yılında satışa sunulması beklenen Winglet’in başarı sağladığı takdirde diğer üreticileri de harekete geçirmesi bekleniyor.

 

Bu araçların dışında sokak bandı, gök tren ve sürücüsüz mekik adıyla ilginç tasarımlı araçlar da gelecekte bizi bekliyor, hatta sokak bandı ve sürücüsüz mekik kullanıma sunuldu bile.

 

Kaynaklar :

      Muhammed CÜCE
İ.Ü. Bilgisayar Mühendisliği 4. Sınıf
- Kasım 2009 -
Editörden... | H. Can ÇOBANOĞLU Bulutların Üzerinde İş Yapmak | Özlem Açıkel TURHAN Keying Tekniği | Cemre Fatih KARAKULAK Bu Gitarsa Diğerleri Başka Bir Şey | Erman TEPE En İyiye Hazır Mısınız? | Bekir Aytaç AĞMA RFID Etiketleri ve RFID Okuyucular | Muhammed Ali KOŞAN Hayaller Gerçek Olursa... | Ilgın UĞUR Template Sınıf Yapısı ve Kullanım Alanları | Mustafa Burak AMASYALI Microsoft’tan Web Geliştiricilerine Kolaylık | Burak KANMAZ Paylaşmak Güzeldir | Alper KAYA En Tehlikeli Yöntemler | Serkan AKDEMİR Yeşil Ulaşım | Muhammed CÜCE
« önceki sayfa - 11 -

Ana Sayfa | Künye | Dergimiz | | İletişim
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.