Değişen dünya, insanlığın elinde saatli bir bomba. Dünya
üzerindeki tüm canlıların kaderi bizim ellerimizde. Dünyanın bu kadar hızlı
değişmesinde ve gelişmesinde (?) en büyük paylardan biri bilişim sektörünün.
Teknoloji dünyayı daha iyi bir yer mi yapıyor yoksa felakete mi sürükleyecek?
Örneğin; araştırmalar elektronik atıkların diğer
atıklardan 3 kat daha hızlı arttığını söylüyor. Yalnızca ABD’de atık durumdaki
bilgisayar sayısı 500 milyonu aşıyor. Küresel atık pazarının bu yıl 11 milyar
dolara ulaşması bekleniyor.
BT sektörü, dünyadaki karbondioksit emisyonlarının %2’sine
neden oluyor. PC üretim tesisleri, telekomünikasyon sistemleri, jeneratörler,
veri merkezleri, sunucular vs.’nin çevre üzerindeki zararlı etkilerinin
azaltılması için yapılan çalışmalar “Green IT” (Yeşil BT) kavramını doğurmuş
durumda. 24 saat çalışan ekipmanlar, bunların belli sıcaklıkta olma gereği,
akıllı ya da akılsız binalardaki enerji yutucu klimalar, sürekli yenilendikçe
eskisi çöpü boylayan cep telefonları, laptop’lar, PC’ler, yazıcılar Yeşil
BT’nin ilgi alanında.
Firmalar maliyeti azaltmış oluyor, kullanıcılar kabarık
faturalardan korunuyor, doğanın korunması sağlanıyor ve yok edilmesi engelleniyor.
Kısacası Yeşil BT sayesinde, teknoloji dünyamızı korumak için üzerine düşen
görevi yapmış oluyor.
Hızlıca yapılacak birkaç şey: CRT monitörleri LCD’ler
ile değiştirmek, veri merkezlerinin taşeron firmalara taşınması, yazıcı çıktılarının çift taraflı alınması, çok
gerekli olmadıkça yazıcının kullanılmaması, kullanılmayan cihazların (laptop, sunucu,
masaüstü bilgisayar) fişten çekilmesi, sanallaştırma ile donanım maliyetlerinin
kısılması… Az yer kaplayan veri depolama sistemleri, esnek network'ler ve
akıllı soğutma sistemleri şirketlerin BT harcamalarını büyük ölçüde
düşürmelerini sağlıyor. Günümüzde soğutma sistemleri, veri merkezlerine ayrılan
enerji havuzunun %63'ünü kullanıyor.
Araştırmalar
Denizaşırı ülkelerde şirketler, BT’yi kurumsal çevreci
inisiyatifle düzenlemek ve bu yaklaşımı marka imajı sağlamak için kullanmak
noktasındalar. Şirketlerin %25’i kapsamlı şekilde çevreci BT programını
uyguluyor. %27’lik kısım ise çevreci çizgide planlarını şekillendiriyor. %34
ise bu yolda ilerliyormuş gibi görünüyor. Her on şirketin yaklaşık altısı BT
tedarik süreçlerinde çevreci kriterleri kullanıyor. Her on şirketten biri ise
çevreci programı yapılandırmak için profesyonel servis sağlayıcıları
kullanıyor.
Forrester’ın gerçekleştirdiği bir araştırma gösteriyor
ki; çevreci BT pazarı hızla büyümeye devam edecek. Araştırmaya göre çevreci BT
küresel pazarı 2008’de 500 milyon dolar iken, 2013’te yaklaşık 5 milyar dolar
olacak.
Yine Forrester Research'ün 124 kurumun IT operasyonu
üzerinde yaptığı araştırmaya göre, katılımcıların %85’i IT operasyonlarında
çevreye duyarlılığın önemli olduğunu vurgulamış. Ancak bunların yalnızca dörtte
biri kurumlarında Green IT inisiyatifi başlatmış durumda.
Yapılan araştırmalar kağıt tüketiminin hızla arttığını
gösteriyor. Yazıcıların tükettiği yaprak adedinin yılda 115 milyarı bulduğu
bildiriliyor. Bu nedenle bilgilerin elektronik ortamda saklanması ve
paylaşılması çevre adına yapılabilecek en doğru şey gibi görünüyor. E-devlet
projeleri bu bağlamda çok önemli.
Teknoloji, kağıt tüketimi konusunda imdada yetişti
hemen. Japonlar kağıda yazdığı yazı ve şekilleri silebilen yazıcı üretti. PrePeat
adı verilen ve mürekkep veya toner kullanılmayan yazıcıda yazılar, ısıya
duyarlı plastikle kağıt üzerine aktarılıyor. Üzerinde "Yazdır",
"Sil", "Sil ve Yazdır" tuşları bulunan yazıcı, şimdilik
sadece siyah baskı yapabiliyor.
İlginç bir istatistik vereyim: Masaüstü bilgisayar ile
Facebook'ta durum güncellemek için harcanan enerji cep telefonuyla harcanan
enerjiden yaklaşık 100 kat daha fazla. 1 milyardan fazla cep telefonu
kullanıcısının sadece %10'luk kısmı, günlerinin 1 saatini masaüstü
bilgisayarlar yerine mobil internete ayırdıklarında karbondioksit salımı yılda
2.7 milyon ton azalıyor.
Firmalar
HP, Uptime Enstitüsü tarafından verilen prestijli 2010
Yeşil Kuruluş BT Ödülü’ne layık görüldü. Yeşil Kuruluş BT Ödülleri, BT ve veri
merkezi operasyonlarında enerji verimliliği konusunda iyileştirmeler
yapılmasına öncülük eden veya enerji tüketimini önemli ölçüde azaltan
teknolojiler sağlayan kuruluşları tanıtmak için veriliyor. Ayrıca HP, Birleşik
Krallık Wynyard’daki tesisi ile Veri Merkezi Tasarımı kategorisinde
ödüllendirildi. Yapımına Eylül 2009’da başlanan veri merkezi, soğutma için
gereken enerjiyi azaltmak için fanlar tarafından yüksek verimlilikli
filtrelerden geçirerek sağlanan büyük miktarda temiz havayı kullanıyor. Bina,
geri dönüştürülmüş materyallerin yanı sıra toplanan yağmur suyunu bünyesinde
barındıran, enerji açısından verimli ve sürdürülebilir bir tasarıma sahip
bulunuyor.
Toyota ise ufak ve az benzin tüketen arabalar ürettiği
için dünyanın bir numaralı araba üreticisi oldu, hibrit modellerde lider.
Örneğin; Toyota’nin hibrid modeli Prius farklı güç sistemlerini yönetebilen bir
beyne sahip. “Akıllı” sayaçlar, güç kablosu üzerinden geniş bant kullanılarak
elektrik altyapısının klimaları uzaktan kısmasına olanak sağlıyor.
Sun, merkezi Santa Clara’da bulunan, 200.000 feetkare
alana yayılmış olan veri merkezini 72.000 feetkare'ye indirdi. Bu proje
kapsamında firma 5000 elektronik cihazı atıl duruma getirdi ki, bunlar arasında
1000 adet sunucu bulunuyordu. Elde edilen toplam enerji tasarrufu 1.5 Megawatt
olarak kaydedildi. Sun, halen veri merkezini efektif bir şekilde kullanmaya
devam ediyor, her sene yalnızca enerji tüketiminden 1.5 milyon dolarlık bir
tasarruf sağlanmış oldu.
Apple'ın çevre dostu ve çevreye karşı sorumlu tasarımlar ve ürünler üretme
ilkesini sürdüren iPad tabletin üretiminde yüksek oranda geri dönüşümlü
alüminyum malzeme ile cıvasız ve arseniksiz cam kullanıldı.
Greenpeace, üç ayda bir yaptığı ve dünyaca ünlü 18
bilgisayar, telekom ve elektronik şirketini "en yeşilden en az
yeşile" sıraladığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Yeni ürünlerinden
çevreye ve sağlığa zararlı kimyasal maddeleri çıkarması sayesinde ilk sıraya
oturan Nokia'yı, İsveç-Japon ortaklığında cep telefonu üreten Sony Ericsson
izledi. 3. Philips ve 4. Motorola oldu. Son sırada Nintendo var.
Bu firmalar ve çalışmaları sadece birer örnek. Büyük firmalar yeşil propaganda
yapıyorlar, ağaç dikiyorlar, ürünlerini tasarlarken doğayı önemsiyorlar artık.
Çünkü “yeşil tasarımlar” günümüzde müşteriye cazip geliyor, firmalar da prestij
kazanmış oluyor.
Sonuç
Birleşmiş Milletler’in verilerine göre sanayileşmiş 40
ülke arasında (16 yıldaki %95’lik artışla) atmosferi en hızlı kirleten ülke
Türkiye.
Öncelikle devlet üzerine düşeni yapmalı, kurumları ve
insanları teşvik etmelidir. Enerji maliyetlerini düşürecek olan yatırımların
çok uzun sürelere yayılmasına gerek yok ve geri dönüşleri çok daha hızlı bir
şekilde alınabiliyor.
Küresel ekonomik durgunluk, bilişim sektörünü ve
bilişimin beslediği sektörleri ister istemez Yeşil BT’ye sürükledi.
Baktığımızda büyük firmalar daha az enerji harcayan, daha az karbon salımı
yapacak, geri dönüşümlü ürünler almayı ya da tasarlamayı tercih ediyor.
Kaynaklar: