SAVAŞ MAKİNELERİ: ROBOTLARIN ASKERİ ALANDA KULLANIMLARI
HIZLA ARTIYOR. BUNUN SONUCU DA EVRİM NİTELİĞİNDE DEĞİŞİKLİKLERE YOL AÇIYOR…
Robotlardaki
bu bakış açısı değişimi, atom bombasının kullanımından itibaren başlamıştır.
İnsanlığın,
kendine yardımcı olacak mekanizmalar düşünmesi, tahminlerimizden çok daha öncelere
uzanmakta. MÖ 800'de Homeros, İlyada adlı eserinde, verilen görevleri yerine
getirebilen, hareketli üç ayaklılardan bahseder. MÖ 350'de Aristo, bir eserinde
”Eğer her araç kendi işini görebilseydi, insan eline ihtiyaç duymadan mekik
kendi dokuyabilseydi, lir kendi kendine çalabilseydi, yöneticilerin elemanlara
ihtiyacı kalmazdı” diyerek ilk otomasyon fikrini ortaya atar. 13. yüzyıldaysa
Eb-ul-iz-el-Cezeri, otomatlar hakkında bir kitap yazar. Kitapta üç yüze yakın
otomatik mekanizmanın yanı sıra, çamaşır teknesini doldurup boşaltabilen
otomatik bir Arap kadını tasvir edilir.
Robot teknolojisi bu adı, Çek oyun yazarı Karel Capek'in, ”Rossum'un Evrensel Robotları
(1921)” oyununa borçlu. Yazar, angarya-zorunlu anlamına gelen “robota”
sözcüğüyle işçi anlamına gelen “robotnik” sözcüğünü birleştirerek ”robotic”
kelimesini türetir.
Askeri robotlar,
televizyonlarda savaş haberlerinde, filmlerde, çok sık izlediğimiz düşmanı yok etmeye
veya keşif görevi görmeye yarayan uzaktan kumandalı aygıtlar. Mayın arama
cihazlarından insansız casus uçaklarına kadar pek çok alet bu sınıfa giriyor.
Bu konu “Scientific American” gözüyle şöyle değerlendiriliyor:
1970’lerin başlarında, bilim adamları ve mühendisler bir araya
geldiler. ABD hava kuvvetleri çalışanları ile bir araya gelip profesyonel bir
grup oluşturdular. Onların çalışma alanı ve çözmeye çalıştıkları problem şuydu:
Nasıl bir makine tasarlanmalıydı ki, insansız operasyonlar gerçekleştirsin? Devlet
ve Pentagon’u ikna etmeye çalıştılar, savaş alanlarında insansız savaşmanın iyi bir düşünce olduğuna.
Yıllar sonra, bu grup büyüdü ve dünya genelinde üye sayıları, 55 ülkede olmak
üzere 1.500’e ulaştı. (Association for Unmanned Systems International) Büyüme
çok hızlı gerçekleşti ve kendilerini belli krizlerin içinde buldular. Bu
gerçek, San Diego adlı bir profesyonelin itirafında gizli: Robot
teknolojisindeki hızlı gelişime şaşırdığını belirterek, nerden nereye
gittiklerini ve neler olacağını tahmin edemediğini açıkladı.
Modern savaş sistemlerindeki bu devrimsel değişiklikler, en
başta barut ve uçakların bulunması ile başladı ve şaşırtacak bu gelişmeler,
hızlı bir şekilde robotların savaş alanlarına girmesiyle devam etmektedir. ABD
avantajlı bir durumda bu konuda. 2003 yılında, Kuveyt üzerinden Bağdat’a
yaptığı saldırıdan bu zamana kadar envanterine
robotların yanında diğer teknolojileri de kullanarak 7000 insansız
uçakla 12.000 kara taşıtını ekledi. ABD bu misyonuna güveniyor. Pakistan’da, El-Kaide’nin
yüksekteki kamplarını, gizli yerleri keşfedebilen Snipers ile bombaladı.
Dünyanın en büyük savaş güçleri, kendi savaş kültürlerine robot
ile savaşma taktiğini yakın bulmamaktalar fakat makineler şu anlamda kabul edildiler:
Dağınık düşman gruplarına, uzak noktalardan patlamalar yapmak için cep
telefonları kullanıldı. Yani genellikle terörist gruplar bu teknolojileri
benimsediler. Bu robotlar, sadece büyük bir etkiye sahip değil, bunun yanında
yeni bir savaşma kültürünü yarattılar çünkü şu ana kadar yapılan savaşlarda bu
kadar akıllı makineler hiç kullanılmamıştı. Askerleri öne sürüp hayatlarını
tehlikeye atmak, alınması zor bir risk ülkelerce çünkü etnik ve siyasal açıdan
bu kararlar sorgulanmakta. Fakat bu teknolojilerle birlikte savaş başlatma kolay
bir hale geldi.
Kaynaklar: