Merhaba sevgili okurlar.
BilişimDergi her sayısıyla kalitesini korumaya devam ediyor. Ben de dergiyi
yakından takip edenlerden biriyim -her ne kadar yeni bir okuyucu olsam da :)-
ve arkadaşlarımın bu çalışmasında benim de tuzum bulunsun istedim. Benim ilgimi
fazlasıyla çekmeyi başaran bir teknoloji ürününü sizlerle paylaşmak istiyorum.
Son yıllarda, “kağıdın
bilginin yayılmasında üstlendiği rolü, dijital ham madde kullanılarak üretilebilecek
araçlar ne şekilde üstlenebilir, bu dijital ham maddeler neler olabilir,” bu
konularda ciddi araştırmalar yapılıyor. Her ne kadar bir dönem bu konuda pes
edildiği düşünülse de gerçekten büyük bir yol katedildi. İşte bu araştırmaların
en önemli sonuçlarından biri de katlanabilir elektronik kağıt; bir diğer adı
ile dijital kağıt.
Elektronik
kağıt, üzerinde bir bilgisayar ekranında gördüğümüz her türlü bilgiyi bize
verebilir. Elinizdeki gazetenin her gün farklı bir bilgiyi size sunduğunu bir düşünün.
Esnek ve ince oluşuyla, gazetenizi okuduktan sonra katlayıp cebinize koyabiliyorsunuz.
Gün içerisindeki gelişmelerle birlikte farklı bilgiler ulaştığında cebinizdeki
gazeteniz yeni bilgiler ve haberlerle tekrar karşınızda olabiliyor.
Dijital kağıdın elbette
ki en büyük özelliği; gazete, dergi gibi sürekli yayınların, bayiden satın
alınmasının yerine internetten indirmek formatına dönüşmesini sağlayacak
olmasıdır. Elektronik kağıdın sahip olduğu bellek gazetenin tüm sayfalarını
saklayabilir. Böylece siz, istediğiniz bir anda istediğiniz sayfayı dijital
kağıdınızda aktif hale getirebilir – onu okuyabilirsiniz. Hatta teknoloji
gelişip de saklanabilecek bellek kapasitesi arttıkça, tek bir dijital kağıt
nesnesinin içine birden çok gazete yükleyebilirsiniz.
Elektronik kağıdın neden
olacağı bir diğer gelişmenin, masalarımızın üzerinde duran kocaman
monitörlerimize veda etmek olacağını da hatırlatmak lazım. LCD ekranlar ile
hacimlerini büyük oranda kaybeden monitörlerin, elektronik kağıtlarda yüksek
çözünürlük ve gerçek renkler elde edilebilmesi sorunlarının üstesinden
gelinmesi ile birlikte zarif metal bir tutacakla, masamızın üzerinde sallanan
ince, transparan, plastik kağıtlara dönüşeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Elbette dizüstü bilgisayarlar da bu gelişmeden nasibini alacak.
Elektronik kağıt ile
değişime uğrayacak bir diğer sektörün de kitap yayıncılığı olacağı düşünülüyor.
Elektronik kağıtlar istenilen teknolojik düzeye ulaşabilirse, internetten
download edilebilen elektronik kitapları, katlanıp cepte taşınabilen elektronik
kağıtların üzerinde okumak mümkün olacak.
Cep telefonu üreticileri
de bu teknolojiyi kullanmaya hazırlanıyor. Elektronik kağıtların yaygın olarak
kullanılacağı bir diğer ürün ise dizüstü ve avuç içi bilgisayarlar olacak.
Elektronik kağıt, avuç içi bilgisayarlara, masaüstü bilgisayar monitörleri
büyüklüğünde ekran kullanma imkanı da verecek.
E-kağıtlar,
gerçek kağıtlara benzer şekilde dizayn edildi. Normal kağıtlar gibi
kıvrılabiliyor, yeniden kullanılabiliyor, yazı ve görüntü saklayabiliyor,
defalarca kez silinip tekrar yazma imkânı sağlıyor ve yıpranmıyor. Ancak
katlanması ömrünü kısaltıyor. E-kağıtlar aynı zamanda matbaa ve dağıtım
masraflarını ortadan kaldırarak ürünlerin maliyetlerinin düşmesini de sağlıyor.
Önde
gelen bir elektronik firması olan Philips, bu konuda elektronik kağıdın
temellerini atanlardan biri. İlk denemesini siyah-beyaz olarak yaptı. Mikron
kalınlığında poliimit filmler kullanıldı. Baskı, yaygın kullanılan bir
püskürtücülü yazıcıda elektronik mürekkep olarak adlandırılan bir mürekkeple
yapıldı. Mürekkep, pozitif yüklenmiş beyaz parçacıklarla negatif yüklendirilmiş
siyah parçacıklar içeren binlerce kapsülden oluşuyordu. Bu
mürekkeple poliimitinin üzerine 200 mikron kalınlığında baskı yapılıyordu.
Elektronik
kağıt üzerinde belli bir bölgeye elektrik alan uygulandığında siyah veya beyaz
parçacıkların çekilmesiyle kağıt ekranımızda siyah veya beyaz noktalar oluşturuluyordu.
Bu ise resim veya yazıların ekranda belirmesi için yeterliydi.
LG ile Philips daha
sonra 14.1" boyutlarında renkli ve esnek ekranını yaptı. Bu ince yapıdaki
ekran 4.096 renk gösterebiliyordu. İki ince saydam plastik zarın arasına
yerleştirilmiş, kum tanesinden küçük, milyonlarca pikselden oluşuyordu.
Piksellerin her bir yarım dairesi bir renge, dolayısıyla bir piksel de sadece
iki renge sahip olabiliyordu. Siyah-beyaz, mavi-beyaz, yeşil-beyaz, kırmızı-beyaz
gibi...
180 derecelik görüş
açısına sahip olan bu yeni ekranın, ekran büküldüğünde bile net görüntü verdiği
iddia ediliyor. Görüntü kalitesi olarak ise kağıda alınan renkli baskılarla
kıyaslanabilir olduğu belirtilmiş.
Ekranın arka tarafında özel bir metal yaprak kullanılmış ve transistörler (TFT)
bunun üzerine dizilmiş. Ekran büküldükten sonra kendiliğinden orijinal haline
tekrar geliyor.
Bu
cihazların güç tüketimi oldukça düşük seviyede. Bu tür görüntüleme birimlerinde
kullanılan "elektronik mürekkep", nam-ı diğer transistörler, görüntü
değişmediği sürece güç harcamadan var olan görüntüyü bir süre muhafaza
edebiliyor. Bu da, önemli bir güç tasarrufu sağlıyor.
IBM, HP, Fuji Xerox gibi
şirketler de dijital kağıt konusunda rekabet içerisinde olan firmaların başında
geliyor. Ayrıca Gyricon ve E-Ink gibi ticari firmalar da sadece elektronik
kağıda odaklanmış durumda. Gyricon' un ürettiği ve ticarileştirdiği Smartpaper
isimli ürünün büyük marketlerde sık sık değiştirilen kağıt etiket ve ilanların
yerini alacağı düşünülüyor. Dünyanın en büyük çip üreticisi Intel elektronik
kağıt teknolojisinde uzmanlaşan E-Ink firmasını satın aldı. E-Ink uzmanları
projelerini artık Intel’den gelecek Ar-Ge yatırımları ile sürdürecek.
Fujitsu' nun Japonya ekibi de FLEPia adını
verdikleri renkli elektronik kağıdın ilk örneklerinden birini yaptı. Termina Kinschicho
Fujiya Restaurant müşterilerinin kullanımına sunulan FLEPia, verileri merkez
bilgisayardan kablosuz iletişim yöntemlerini kullanarak otomatik olarak
çekebiliyordu. FLEPia sayesinde restorana gelen müşteriler menüyü ekrandan
görüntüleyebiliyor, dilerlerse yemeklerini beklerken günlük gazetelere göz
atabiliyor, tren seferlerini takip edebiliyor ya da hava durumundaki değişiklikleri
takip edebiliyorlardı.
Seiko-Epson Ar-Ge
direktörü Tatsuya Shimoda da, elektronik kağıdın gelecekte dergi ve
magazinlerde kullanılacağını öne sürüyor. Şirketin hedefi A4 ebatlarındaki bir
elektronik kağıdı birkaç ay dayanacak
sağlamlığa kavuşturmak. Kağıdın maliyetini tane başına 100 doların altına indirmeye
çalışıyor ve sayfalarca verinin elektronik kağıda sadece saniyeler içinde
yükleneceğini ifade ediyor.
Dijital
kağıt adına yapılmış en yeni ürün kimin eseri bir tahmin edin. Otomobil lastiği üreticisi Bridgestone' un.
Gerçekten şaşırtıcı ama gerçek. Yaptığı e-kağıt prototipi QR-LPD, 0.8 saniyelik
yenileme süresiyle göz dolduruyor.
Şirket, kendi
üretimi olan bir "elektronik toz" ve zerrecikli yapıda bir madde kullanarak
yaptığı QR-LPD isimli, A4 boyutundaki prototip dijtal kağıdı tanıttı. Renk
derinliği "çok iyi" olarak betimlenen QR-LPD, Wacom' un
elektromanyetik iletken kalemlerini kullanıyor. Getirdiği başlıca yenilik, 0.8
saniyelik yenileme süresi. Bu beceri, QR-LPD' nin üstüne yazmayı hemen hemen
kağıda yazmakla eşdeğer kılıyor. Bundan önceki e-kağıt denemelerinin yenileme
sürelerinin ise 10-15 saniye olduğu belirtiliyor.
Türkiye
böyle bir teknolojiyi ne zaman kullanmaya başlar bilinmez. Ama faydası ve
gerekliliği ortada. Günlük hayatta karşımıza çıkmasına çok az kaldı. Herkesin bir
e-kağıdı olduğunu düşünmek bile güzel. En azından benim için öyle. :) Yazımı
okuduğunuz için teşekkür ederim.
Kaynaklar: