Eylül 2009 | Sayı : 6
      Kadın ve Bilişim Eylül 2009 | Sayı : 6

Merhaba sevgili Bilişim Dergi okurları. Bu yazımda, biz mühendislik alanında çalışmaya karar vermiş kadınların karşılaştığı ayrımcı politikalar ve buna rağmen elde ettiğimiz başarılardan bahsetmek istedim. Sanırım biraz feminist bir yaklaşım oldu ama bunu topladığım verilerden yola çıkarak söylüyorum. 

Temelde tüm çalışan kadınların yaşadıkları sıkıntılar, problemler var. Ancak mühendislik toplumumuzda tamamıyla erkek işi olarak görüldüğü için kadınlar bu alanda maalesef daha fazla problem yaşamaktalar. Her mühendisliğin kendine has çalışma prensiplerinden kaynaklı farklı alanlarda farklı deneyimlerden söz etmek  mümkündür. Ancak az önce de belirttiğim gibi hepsi  "mühendisliğin erkek işi görülmesi" ortak paydasında birleşiyor. Mesela; bilgisayar mühendisliğinde (veya bilişim sektöründe), inşaat mühendisliğinde sıkça yaşanan, kadınların "masa başı işlere" uygun görülmesi neyse ki kadın-erkek bilgisayar mühendislerinin topyekün masa başlarına oturtulması ile ayrımcı bir şekilde yaşanmıyor. Peki, iş alanındaki bu tutumun sebebi ne? Aslında bunun sebebi oldukça açık. Bebeklikten itibaren pembelere dolanan küçük kız çocukları, evciliklerde anne rolüne bürünüp yemekler yaparken erkek çocuklar (günümüzde bilgisayar oyunu oynayıp, MSN’ e giriyorlar) makineleri kurcalıyorlar. İlkokuldan itibaren ders kitaplarında annelerinin sofraya yemek koyuşunu izlemeye alışan genç kızlar, teknolojiye karşı yaşıtları erkekler gibi motive edilmiyorlar. Rol model kadınların azlığı veya olanların da erkekler gibi göz önüne çıkarılmaması da eklenince kadınlar bilişim alanında maalesef erkeklere göre geride kalıyorlar. 2003’teki verilere göre; Fortune 500 şirketleri içinde yönetici konumundakiler arasında kadınların oranı yüzde 15.7. Bu şirketler arasında yüksek teknoloji şirketlerine bakıldığında ise  kadınların oranı yüzde 11.1 düzeyinde. Kısacası genel ortalamanın bile altında... Paralel bir durum yönetim kurulu seviyesinde de gözleniyor. Fortune 500 genelinde yönetim kurullarındaki kadın oranı yüzde 12.4 iken, bilişim şirketlerinde bu oran yüzde 9’a düşüyor. Peki yaratıcılığın ve çevikliğin hayli önemli olduğu bu sektörlerde kadının yeri niye daha az? İşte, Catalyst de, bu sorunun yanıtını aramak için yola çıkmış. Araştırmadan ortaya çıkan sonuçlara göre kadınların önünde dört temel engel var: 

*Kurum kültürleri kadınların tepeye yükselmesini desteklemiyor.

*Şirketler çalışanların yetkinliklerinin saptanması, kariyer planlamasının yapılması ve çalışanların geliştirilmesi konusunda stratejik davranmıyorlar.  

*Kadınlar, yükselmeleri için onlara yol gösterecek rol modellerin, yöneticilerin eksikliğini duyuyorlar ve kendilerini yalnız hissediyorlar. Kadınların, erkeklerin sahip olduğu kadar geniş iş çevrelerinin olmaması da diğer bir olumsuz etken olarak kabul ediliyor.

*Aile ve iş dengesi, dolayısıyla ikisi arasında yaşanan çelişkiler burada da kendini gösteriyor.

Ayrıca Catalyst’ in araştırmasına göre, yüksek teknoloji alanında üst düzeylerde kadın yöneticilerin azlığı kesinlikle eğitim eksikliğinden kaynaklanmıyor. Yani bu veriler bizi, neden olarak kız çocuklarını oyuncak bebeklerle, erkek çocuklarını ise oyuncak arabalar ve bilgisayarlarla oynamaya iten eğitim öncesindeki döneme götürüyor.

 

PEKİ BU PROBLEMİN ÇÖZÜMÜ İÇİN NELER YAPILIYOR?

Bilişim teknolojileri, bilgisayar ve internet, modern insanın günlük hayatının vazgeçilmez bir parçası. Türkiye’de kadınların modern hayata katılmalarını ve bilgi toplumunda söz sahibi olmasını isteyen Intel ve KA-DER, güçlerini kadınlar için birleştirdi

2005 yılında yapılan Kadın ve Bilişim Günü etkinliği, AB sürecindeki Türk kadınının teknolojiye ilgisini gözler önüne serdi. Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KA-DER) ve Intel’in işbirliğiyle gerçekleştirilen toplantıya emekli, öğrenci, sivil toplum kuruluşu üyesi bilgisayar meraklısı yaklaşık 350 kadın katıldı. Bu toplantıda bilişim dünyasının kadın yöneticilerinden Intel Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Bölge Direktörü Ayşegül İldeniz ise, geleceğin Türkiye’sinde bireyler için vazgeçilemez olacak bilişim teknolojilerini kadınların kullanabilmesi için çalışmalar yaptıklarını söyledi. İldeniz amaçlarını “Bilgisayarla tanışan kadınlarımızın modern hayata katılımlarını artırmayı ve toplumsal alanda katma değer yaratmayı hedefliyoruz. Kadın ve Bilişim Günü’nü her yıl düzenlemeyi ve evrenselleştirmeyi planlıyoruz” sözleriyle aktardı ve bu toplantılar geçen seneye kadar sürdü. Ayrıca aynı toplantıda İldeniz (Kendisi Intel’in 67 ülkeden sorumlu yöneticisidir.) Türkiye’nin bölgede en hızlı gelişen ülke olduğunu söyledi. Bu konuda Avrupa Komisyonu da bir çalışma yaptı.

Bilişim sektörü bir yandan krizle boğuşuyor bir yandan daha fazla kadına nasıl ulaşacağını planlıyor

 Avrupa Komisyonu, bilişim sektörünün bugünkü durumunun kadınlara çok da cazip gelmediğine raporunda yer verdi. İş dünyasının bugünlerde en büyük sıkıntısı, tahmin edeceğiniz üzere son aylarda etkisini iyiden iyiye artıran ve milyonlarca işçinin işinden olmasına neden olan global ekonomik kriz. Ancak iş dünyasının sorunu elbette sadece bu kriz değil; zira geçtiğimiz günlerde Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan bir rapora göre, Avrupa'nın bilişim sektöründe çalışan kalifiye mühendislerinin sayısı 300.000 gibi yüksek bir değerde düşüş yaşayacak ve özellikle Avrupa'da IT sektöründe çalışan her 5 kişiden biri kadın olacak.

IT sektöründe çalışan ve bu bağlamda 'Cyberellas' olarak da adlandırılan kadın mühendislerin sayısının oldukça yetersiz olduğunu ifade eden Avrupa Komisyonu, Alcatel-Lucent, Motorola, Microsoft, Orange-France ve IMEC gibi önde gelen ve IT sektörüne yön veren şirketlerin bu sektörü kadınlar için daha cazip kılmak için girişimlerde bulunacağının altını çizdi. Yapılan ve yapılacak çalışmalar için herkese teşekkür ediyoruz
.

Son olarak bilişim sektöründe adından söz ettirmiş kadınlardan birkaç örnek vermek istiyorum…

 

MELTEM YILMAZ TORAL

ABD'de AskJeeves arama motoru sisteminin web yüzünü tasarladı ve programladı. Şirket bünyesinde araştırma geliştirme projelerine öncülük etti. Geliştirdiği projeler arasında çocuklar için "Hear Jeeves Talk" isimli bir öğretici/asistan da vardı, böylece ajkids.com sisteminin daha kolay kullanılmasını sağladı. Daha sonra büyük bir firmada teknik eğitimlerden, yeni programcıların yetiştirilmesinden ve kodlama geliştirmeden sorumlu olarak çalıştı. Şu anda yeni girişimlerle uğraşıyor. 30'lu yaşlarında. Bilgisayar Bilimleri, Ekonomi, Endüstriyel İlişkiler ve Çince eğitimi almış.

 

AKKANNA PECK

Şu anda Netscape Communications' da çalışıyor. Meşhur Mozilla Internet tarayıcısının GNU/Linux ortamına aktaran anahtar yazılım geliştiricilerden. Daha önce Sun Microsystems, Silicon Graphics ve Apple Computer için çalışmış. Favori programlama dilleri C, C++, Java, JavaScript, Python, Perl, sh, csh, Lisp, Scheme ve FORTRAN. 30'lu yaşlarında. Matematik lisans eğitimi almış.

 

DENİZ AKKUŞ KANCA VE NİLGÜN BELMA BUGÜNER

Internet üzerinden bir grup zeki insanı bir bilgi işlem dokümantasyon projesi etrafında örgütlemek, onları çekip çevirmek, ortaya tutarlı bir bütün çıkarmak, insanları organize etmek, bütün bunları gülümseyerek, sabırla ve dünya standartlarında yapmak kolay bir iştir diye düşünecek olursanız, bir daha düşünün derim. (ya da kendiniz deneyin ve acı dolu günler geçirin ) Bu tür zor bir işin altından kalkmak için iki zeki, yetenekli, disiplinli ve çalışkan kadın gerekiyordu. Eğer bugün GNU/Linux kullanan ve Türkçe konuşan insanlar herhangi bir ek çaba harcamadan sistemlerini Türkçe kullanabiliyor, hata mesajlarını ve destek bilgilerini ana dillerinde alabiliyorlarsa, pek çok karmaşık işin Linux tabanlı sistemler üzerinde adım adım nasıl yapılacağını tek bir kaynaktan, tutarlı bir şekilde "NASIL" (HOW-TO)  belgeleri ile öğrenebiliyorlarsa bunun sorumlusu bu iki bayandır.

 

ADA LOVELACE

 Mekanik bir bilgisayar tasarlayan İngiliz Charles Babbage'ın makinesi üzerine yazılmış bir Fransızca makaleyi tercüme ederek İngiliz mühendise gönderdi. Bundan etkilenen Babbage, Lovelace Kontesi Ada'dan söz konusu makaleye kendi notlarını da eklemesini istedi. Ada, çevirdiği makalenin üç katı uzunluğuna erişen kendi orijinal notlarını Babbage'a gönderdi ve aralarında yoğun bir iletişim başladı.

Leydi Lovelace'a göre bu tür bir makine uygun şekilde programlanırsa karmaşık müzik eserleri bestelemek, grafik üretmek ve karmaşık matematiksel problemleri çözmek için kullanılabilirdi. Genç kadın haklıydı.

Ada Lovelace, Babbage'a gönderdiği mektuplarda söz konusu makinenin belli ve sonlu sayıda adımdan oluşan bir plan kullanarak ne şekilde Bernoulli sayılarını hesaplayabileceğini tarif ediyordu. Bu plan, bilgisayar tarihinde somut bir makineye uygulanabilecek olan ilk "bilgisayar programı" olarak kabul edilmektedir.

1979 yılında, ABD Savunma Bakanlığı tarafından geliştirilen meşhur programlama dillerinden birine "ADA" ismi verildi.

Leydi Ada'nın iletişim kurduğu tek büyük yaratıcı Babbage değildi. Sosyal hayatında yer alan isimler arasında Sir David Brewster (kaleydoskopun mucidi), Charles Wheatstone, Charles Dickens ve Micheal Faraday da vardı. Bilinen ilk bilgisayar programcılarından olan, müzikle, atlarla ve hesap makineleri ile ilgilenen bu dahi, tutkulu kadın hayata gözlerini yumduğunda sadece 35 yaşında idi.

 

GRACE MURRAY

1928 yılında Vassar College'dan matematikçi ve fizikçi olarak mezun olan genç kadın 1934 yılında Yale Üniversitesi'nden matematik doktorasını aldı. Bu parlak genç kadına göre "bir şeyin şimdiye kadar hep o şekilde yapılmış olması bir gün bambaşka şekilde yapılamayacağını gösteren bir argüman olamazdı."

1943 yılında ABD donanmasına katılan Grace, Mark I, Mark II ve Mark III bilgisayarları üzerinde geliştirdiği programlardan ötürü donanma nişanı ile ödüllendirildi. Grace artık "koramiral"di.

Olanca hızı ile programlama araştırmalarına devam Grace Murray Hopper değişik derleyiciler üzerinde çalışmaya başladı. Otomatik faturalama ve hesaplamalar için İngilizce komutlardan oluşan ve UNIVAC üzerinde çalışan bir programlama dili geliştirmeye ağırlık verdi. "Programlarımızın tamamını İngiliz dilinden komutlar içeren, kolay anlaşılabilir bir programlama dili ile yazabiliriz" dediğinde çevresindeki bilgisayarcılar ve matematikçiler ona güldüler çünkü "bilgisayarlar İngilizce diline benzer bir dille programlanamazdı.” Meydan okumayı kabul eden Grace üç yıl sonra, 1952'de, COBOL programlama dilini ve derleyicisini ortaya koydu. Dönemin devasa bilgisayarlarında programların düzgün çalışmasını engelleyen gerçek, fiziksel bir böcek bulan Dr. Grace Murray Hopper bilgisayar hatası anlamına da gelen "böcek" ("bug", "debugging", vs.) terimini de kültürümüze armağan etti.

Grace Murray Hopper, 1991 yılında ABD'deki en prestijli bilimsel ödüllerden biri olan Ulusal Teknolojisi Madalyası ile ödüllendirildi. Bunu alan ilk kadın bilgisayarcı idi. Hopper, 1986'da donanmadan, çalışan en yaşlı üye olarak emekli olmuş ve 79 yaşında DEC firmasında üst düzey danışman olarak yeni bir kariyere başlamıştı.

Sonuç olarak verdiğim örneklerde de görüldüğü gibi biz kadınların da (eğer fırsat verilirse ) bilişim alanına katkılarımız küçümsenemeyecek kadar önemlidir. 

 

Kaynaklar:

      Feyzan SARUHAN
İ.Ü. Bilgisayar Mühendisliği 2. Sınıf
- Eylül 2009 -
Editörden... | Ercan ZENGİN Virtual Enterprise Nedir? | Ömer TURHAN Yeni Trend: Bloglar | Alper KAYA Kağıtlar Canlanıyor | Bahar KURTOĞLU Efsane Yeniden Bizlerle | Erman TEPE Windows 7 ile Gelen Yenilikler | Burak KANMAZ Geleceğe Bir de SIGGRAPH’tan Bakın | Neslişah ÇELİK Klavye İnkılabı | Cihat GÜZEL Eklenti Tabanlı Programlama Teknolojileri | Mustafa Burak AMASYALI Elektronik Posta | Muhammed CÜCE İlginç Usb Tasarımları | Ilgın UĞUR Kadın ve Bilişim | Feyzan SARUHAN
« önceki sayfa - 11 -

Ana Sayfa | Künye | Dergimiz | | İletişim
© 2009-2010 Bilisimdergi.Com Tasarım - Kodlama : İU BİLGİSAYAR

Creative Commons License
Bilişim Dergi içeriği  Creative Commons  lisansı ile korunmaktadır.
Kaynak göstermek ve link vermek şartıyla yazılarımızı kullanabilirsiniz.