Herkese selamlar!
İtiraf etmek gerekirse bu ay başka bir
konu hakkında yazmayı düşünüyordum fakat ilgimi daha çok çeken bu haberi
okuyunca sizlerle de paylaşmak istedim. Umarım okurken siz de benim kadar keyif
alırsınız.
Öncelikle SIGGRAPH’ tan biraz bahsedelim.
İlk kez gördüğüm kısaltmaların ne
anlattığından ziyade açılımının ne olduğunu merak eden biri olarak ilk önce
kelimenin açık halini yazmakla başlıyorum : Special
Interest Group on graphics and Interactive
Techniques.
Grafik yazılımlarının ve teknolojilerinin
en prestijli konferansı olan SIGGRAPH, 36 yıldan beri dünyanın her yerinden
araştırmaya, bilime, animasyona, oyun teknolojilerine, webe, interaktiviteye,
öğrenmeye vb. meraklı insanların katıldığı bir etkinlik. SIGGRAPH beş günlük
bir “eğitici konferanslar” süreci ve sonrasında 3 günlük bir “teknoloji
sergisi” döneminden oluşuyor. Etkinliğin 2009 ayağı, ABD’nin Louisiana eyaletinde ve ACM (Association for Computing
Machinery) sponsorluğunda gerçekleşti. Şimdi sergide öne çıkan birkaç gizmodan
bahsedelim:
PULL-NAVI
Tokyo’daki Elektronik-Haberleşme
Üniversitesi’nden araştırmacılara bakılırsa kulağından tutup götürmek deyimi
gerçekleşiyor!
Geliştirdikleri “ear-tugging” (Türkçe karşılığı biraz tuhaf
kaçıyor diye orijinalini yazdım) yönleyici (navigatör) SIGGRAPH’ın “yeni teknolojiler”
kategorisindeki yaklaşık 3 düzine gizmonun içinde en tuhafı olarak gösterilmiş!
Pull-Navi adı verilen ve biraz
da böceği andıran bu “kulak” navigatörü, kullanıcının kulaklarını
ileriye-geriye, sağa-sola ya da yukarıya-aşağıya çekmek amacıyla 6 adet motorun
monte edilmiş olduğu bir kask aslında. Kullanımı konusunda ise tasarımcılar,
kullanıcıların içgüdüsel şekilde kaskın liderliğine uymalarını, örneğin; cihaz
kulağını sola çektiğinde o yöne gitmelerini ya da aynı anda iki kulaklarının
birden cihaz tarafından ileri geri oynatılması durumunda yavaşlamalarını veya
hızlanmalarını söylüyor. Kısacası pull-navi kulaklarımızı türlü açılardan
çekerek bizi yönlendiriyor.
1998’den beri Emerging
Technologies jürilerinden biri olan Mk Haley, her yıl insanların ilgisini
çekmeyecek kadar saçma bazı sunumların olduğunu fakat bu kez, navigatörün
insanları fiziksel olarak bu kadar kolay yönlendirmesinin oldukça ilgi
çektiğini ve daha da önemlisi cihazın bunu nasıl gerçekleştirdiğinin oldukça
merak edildiğini söylüyor.
ÇOKLU-BİÇİMLİ TABAN ( MULTIMODAL FLOOR)
“Sanal gerçeklik (VR) 93 ve 94 yıllarında
SIGGRAPH’ ta inanılmaz bir coşkuyla bugün bildiğiniz halinden çok farklı
şekillerde sergilendi. Yıllar içinde insanlar kullanılmadığını düşünse de
birçok firma tasarım ve üretimde VR kullanıyor ve büyük laboratuvarları var.
Ford bunlardan biri. VR aynı zamanda yeni ilaçların ve binaların tasarımları
gibi birçok farklı alanda da kullanılmakta.” diyor Haley.
Tabii ki VR teknolojileri
sürekli gelişmekte. Şöyle ki; Montreal McGill Üniversitesi’ nden araştırmacılar
sıradan adımlarımızı da bu illüzyonun bir parçası haline getiriyor, hatta
getirmiş bile! Çoklu-biçimli taban üzerinde bulunan parçalar bir taraftan bir
tarafa titreştikçe, karın, ayağınızın altında çıkardığı o hışırtıyı ya da
birikinti üzerinde oluşmuş ince buz tabakasının ayağınızla kırılmasını
hissedebiliyorsunuz.
“Çoklu-biçimli taban” sadece
eğlence amaçlı üretilen bir teknoloji değil, araştırmacılar tabanın, iyileşme sürecinde olan felçli hastaları
rehabilite etmek amaçlı ya da çeşitli maddelerin ayak altındaki deformasyon
miktarlarını öngörmek gibi çeşitli biçimlerde kullanılabileceğini söylüyor.
FUNBRELLA
Yılan, hamburger, şeker, kar,
yağmur gibi aklınıza gelebilecek türlü alakasız nesnenin üzerinize yağdığını
hayal edin. Edemiyor musunuz? Merak etmeyin hayal etmenin ötesinde “yaşatacak”
bir gizmo karşınızda.
Funbrella, gerçekten de adı
gibi tam anlamıyla eğlenmeye yönelik bir alet ve bir Osaka Üniversitesi ürünü.
Amplifikatör, bilgisayar ve sıradan bir şemsiyeden meydana gelen Funbrella;
mıknatıs, bobin ve yaydan oluşan yalın bir mekanizmadan ibaret ve mekanizma şu
şekilde işliyor: Yay, şemsiyenin örtüsünü geriyor ve düşen yağmur parçacıkları
gergin yayı titreştiriyor tam bu anda mekanizma oluşan titreşimlerden elektrik
sinyalleri meydana getiriyor ve bilgisayara kaydediyor. Daha sonra bu sinyaller
tekrar titreşime çevrilerek gönderiliyor. Böylece kişi yağmur yağmıyorken,
yağdığını hissedebiliyor.
Aynı zamanda iki Funbrella’ nın
birbirlerine amplifikatörle bağlanıp aynı anda iki farklı kişi tarafından
kullanılması da mümkün olabiliyor. Funbrella’ nın bu kadar öne çıkmasının
sebebi ise sergide kullanıcılar tarafından en eğlenceli cihaz olarak
gösterilmesi olsa gerek.
Gelecek ay görüşmek üzere!
Kaynaklar :