Nedir Bu MMORPG?
MMORPG’nin açılımına bakacak olursak: MMO kısmının
“Massively Multiplayer Online” şeklinde bir açılımı vardır. Bu kısmı bize
oyunun çevrimiçi olduğunu anlatıyor. RPG kısmı da hepimizin bildiği gibi “Roll
Playing Game” anlamına gelmektedir.
Diğer türlü bir tanıma gelecek olursak: “Birçok oyuncunun
aynı anda bir oyuna bağlanıp karakterlerini yönetebildikleri,
geliştirebildikleri çevrimiçi oyun türü” derim.
MMORPG’nin geçmişi 90’lı yılların öncesine dayanıyor.
70’li yıllarda çok oyunculu sistem yavaş yavaş gelişiyordu. Bunlardan ilki
Mazewar adındaki labirent oyunu. 1984 yılında aramıza katılan Island of Kesmai
ve 1991 yılında bizimle olan Neverwinter Nights oyunları ilk AOL (American
Online) MMORPG’ler olarak kabul ediliyor.
Finansal konuda da epey ilgi uyandırıcı bu oyun türü. Dünyada
MMORPG’den 2005 yılında yarım milyar dolar kazanılmış… 2006’da 1 milyar dolara…
Evet, epey büyük rakamlar.
“Altı Üstü Oyun” Deyip Geçmemek Lazım
Kullanıcılar epey büyük paralar harcayabiliyorlar bu
oyunlar için… Mesela Entropia Universe adındaki güzel oyunumuzda, güzel bir
kardeşimiz Buzz Eric Lightyear (nasıl bir hevesle yaptı bu işi bilemiyorum
tabii ki), sanal bir eşya için (“Sanal bir eşya” deyip geçmemek lazım, oyunda
eşi benzeri olmayan bir eşya) tam olarak 330.000 dolar ödemiş. Crystal Palace
adındaki aldığı eşya, devasa bir saray görüntüsüne sahip.
Gördüğünüz gibi böyleleri de var…
Bilgisayar başından kalkmamak da ayrı bir hikaye… Bir
dönem “Knight Online Hayat Offline” diye cümle duyuyorduk sağda solda. Durumun
ciddiyetini gösteriyor yeterince. (!)
Ülkemizde de Çok Yaygın…
Yukarıdaki gibi devasa rakamlarla olmasa da oyun
eşyalarının gerçek parayla satılması ülkemizde de mevcut. İlkokul çağındaki
çocuklar biriktirdikleri harçlıklarını oyuna yatırır oldu…
Devasa Oyunlardan Birkaç Tanesini Tanıyalım
MMORPG oynayanlar bu oyunu sık sık duymuştur. Kimisi “Zengin
oyunu” demiştir, kimisi de “Oh be! Oyun budur!” Bahsettiğim oyun Blizzard
firmasının devasa oyunu olan World of Warcraft…
Pek çok ülkede yaygın olan bir MMORPG olan WoW gerçekten
büyük bir üne sahip. Hatta South Park, The Simpsons gibi çizgi dizilerin de
konusu olmuş bir oyun kendisi. Pek çok karakter, çok büyük harita, pek çok
mekan, pek çok yaratık… Kolay kolay sırtı yere gelmeyecek bir oyun…
Türkiye’de çok tutan oyunlardan bir tanesi de Knight
Online. İki ırkın savaşı şeklinde olan bu oyun, 7’den 70’e pek çok oyuncuyu
bünyesinde barındırdı, barındırıyor.
İpek yolunun hikayesini konu alan Silkroad oyununu da
unutmamak lazım… Joymax’in bu oyunu da hikayesiyle ilgimizi çekmiş, pek
çoğumuzun online karakterine meslek edindirmiştir. :)
Tabii bunların yanında Metin2, Talisman Online, Cabal
Online, Final Fantasy, Guild Wars, Star Trek, Tibia, Ultima Online vs. gibi pek
çok isim var…
Ben bir de ek olarak Türk yapımı olan bir oyun olan
İstanbul Kıyamet Vakti oyununu anlatmak istiyorum.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi’nde İÜBK’nın
etkinliği olan TOYS (Türkiye’deki Oyun Sektörü) seminerlerine katılmış olan
Mevlüt Dinç’in yaratıcılığını yaptığı bu oyun 26 Mart 2007’de aramıza
katılmıştır.
Bunlar gibi pek çok, adını bu sektöre altın harflerle
kazımış oyun mevcut… Hepsini buraya yazmak sanırım çok zor olur. :) Son verdiğim
örnekte de görüldüğü gibi Türkiye de bu sektörde adım atmış ülkeler arasında.
Son sözler
MMORPG kandır, candır… Ama bu demek değildir ki, siz
hayatınızı bırakın, sırf oyun oynayın… Bazılarımız maalesef böyle algılıyor ve
gerçek hayatını hiçe sayıyor. Bunlardan olmadığınız sürece online oyun oynamak
eğlencelidir. Bu modaya siz de uymak istemez misiniz?
Gelecek ay görüşmek üzere sevgili okurlar… İyi oyunlar
dilerim…